.
   
  JE PARLE FRANÇAİS
  ÇALIŞMA 4
 

 

Çalışma ve Uygulama: 4                         

İZİN  DÖNÜŞÜ

Abdullah: Merhaba Ahmet! Seni uzun zamandan beri görmedim, neredeydin
Ahmet: İzin alıp memleketime gitmiştim. Dün döndüm. Yani tam iki haftadan beri burada değildim. 
 Abdullah: Hayrola! Niçin izin alıp memleketine gitmiştin? İnşallah önemli bir şey yoktur. Her şey yolundadır.   
Ahmet: Yok yok. Ağabeyimin düğünü var. Üç gün önce bitti. Ben de döndüm.   
 Abdullah:   Yolculuğun nasıl geçti?  
Ahmet:  Memlekete giderken bir sorun olmadı, ama dönerken başıma bir olay geldi. 
Abdullah:   Nasıl bir olay?      
Ahmet:  Memleketten uçakla dönmek istiyordum ama hiçbir uçakta yer kalmamış ben de otobüsle dönmeye karar verdim. Bir otobüs firmasından bilet aldım ve Ankara’ya dönmek üzere otogara gittim. Otobüse bindiğim zaman benim koltuğumda başkasının oturduğunu gördüm. Ona bir yanlışlık olup olmadığını sordum. O bana bir yanlışlık olmadığını ve biletimi kontrol etmemi söyledi. Sonra kendi biletimi kontrol ettim. Yanlış otobüse bindiğimi fark ettim. 
Abdullah:   Binmeden önce otobüse dikkat etmedin mi?  
Ahmet:    Hayır, otobüse bindiğimde otobüsün kalkmasına üç dakika vardı. Otogara otobüs hareket etmeden beş dakika önce varabildim. Yolda inanılmaz bir trafik vardı. Aslında evden oldukça erken çıkmıştım. Neyse, gerisini anlatayım!  
Abdullah:   Çok merak ettim bir an önce anlat!  
Ahmet:   Nerede kalmıştım? Yoldaki trafik yüzünden otobüse zor yetiştim. Bu yüzden, çok dikkat etmedim.
Abdullah:   Yanlışlık nasıl oldu?         
Ahmet:  Aynı otobüs firmasının aynı saatte Ankara’ya ve İstanbul’a giden otobüsleri yan yana duruyorlarmış. Ben sağdakine yani İstanbul otobüsüne binmişim. Valizimi bagaja verdim. Benim bineceğim Ankara otobüsü soldakiymiş. Yanlışlığı anladığım zaman diğer otobüs hareket etmiş ve otogarı terk etmişti.                                                                                                                          
Abdullah:  Sonra ne yaptınız? 
Ahmet:  Hemen diğer otobüsün şoförünü aradık.  Otogardan üç kilometre uzaklaşmışlar. Ona taksiye binip hemen geleceğimi söyledim. Sağ olsunlar. Beni beklediler.
Abdullah:    Epey strese girmişsinAyrıca, taksi parası da ödemişsin. Taksi ne kadar tuttu? Kaç dakikada otobüsün yanına vardınız?  
 Ahmet:   Taksiye 20 lira ödedim. Sanıyorum bineceğim otobüsün yanına beş dakika sonra varmıştık. Ama aksilikler bitmedi.  
Abdullah: Başka ne oldu?       
 Ahmet: Otobüse yetiştim ama valizim diğer otobüste yani İstanbul otobüsünde kalmıştı. Hemen o otobüsün şoförünü aradık ve bulunduğumuz yeri söyledik. Bu kez o otobüsün gelmesini bekledik. On dakika sonra o otobüs geldi. Ondan valizimi aldım.  
Abdullah: Otobüstekiler beklettiğin için kızmadılar mı? 
 Ahmet:  Kimse bir şey demedi. Ben Ankara otobüsüne bindiğim zaman beklettiğim için herkesten çok özür diledim.
 Abdullah: Geçmiş olsun! Zaman zaman böyle şeyler hepimizin başına geliyor. Olup bitenden ailenin haberi var mı?
Ahmet: Hayır, üzülmesinler diye onlara haber vermedim. 
Abdullah: Onlara haber vermemekle çok iyi yapmışsın. Haber verseydin, üzüleceklerdi.

A-Lütfen aşağıdaki soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız!

1. Ahmet, iki haftadan beri neredeydi?

………………………………………………………………………………………………………………………

2. Ahmet, niçin memleketine gitti?

………………………………………………………………………………………………………………………

3. Ahmet, memleketinden ne zaman döndü?

………………………………………………………………………………………………………………………

4. Ahmet’in başına ne zaman bir olay geldi? Giderken mi dönerken mi?

………………………………………………………………………………………………………………………

5. Ahmet, otogara niçin geç kaldı?

………………………………………………………………………………………………………………………

6. Otogarda ne oldu?

………………………………………………………………………………………………………………………

7. Ahmet’in hangi otobüse binmesi gerekiyordu?

………………………………………………………………………………………………………………………

8. Ahmet, daha sonra Ankara otobüsüne binebildi mi? Nasıl?

………………………………………………………………………………………………………………………

9. Ahmet, önce valizini hangi otobüse verdi?

………………………………………………………………………………………………………………………

10. Ahmet, valizini ne zaman ve nereden aldı?

………………………………………………………………………………………………………………………

11. Ahmet, taksiye ne kadar verdi?

……………………………………………………………………………………………………………………

12. Ahmet’in bindiği taksi, Ankara otobüsünün yanına ne kadar sürede vardı?

………………………………………………………………………………………………………………………

13. Ahmet, Ankara otobüsüne bindiği zaman ne yaptı?

………………………………………………………………………………………………………………………

14. Ahmet, ailesine haber vermiş mi? Niçin?

B-Aşağıdaki cevaplara altı çizili kelimeler ile ilgili sorular sorunuz!

1.……………………………………………………………………………………………………………………?

Türkiye’ye altı ay (6) önce geldim.

2.……………………………………………………………………………………………………………………?

Onlar işe metroyla gidip geliyorlar.

3.……………………………………………………………………………………………………………… …?

Hayır, şimdiye kadar İstanbul’a gitmedim.

4.……………………………………………………………………………………………………………………?

Bugün 27 Mayıs 2019.

5. …………………………………………………………………………………………………………………?

Evet, Ankara Kalesi’ni gezdik.

6.……………………………………………………………………………………………………………… …?

Hayır, otobüsün ne zaman geleceğini bilmiyorum.

7.……………………………………………………………………………………………………………………?

Bugün hava güneşli ve ılık.

8.……………………………………………………………………………………………………………………?

Evet, karnım aç.

9.……………………………………………………………………………………………………………………?

Hayır, yemek yerken müzik dinlemem.

10.……………………………………………………………………………………………………………… …?

Evet, sizinle alış verişe gelmek isterim.

11.…………………………………………………………………………………………………………………?

Ercan derse gelmedi çünkü hastaydı.

12.…………………………………………………………………………………………………………………?

Dersten sonra spor salonuna gideceğim.

13.…………………………………………………………………………………………………………………?

Yemek yemeden önce ellerimi yıkıyorum.

14.…………………………………………………………………………………………………………………?

Çocuklar bahçede oynuyorlar.

C-Aşağıdaki cümleleri örnekteki gibi tek cümle halinde birleştiriniz!

Örnek: Eve geldim. O zaman, annem yemek yapıyordu.   
Eve geldiğim zaman annem yemek yapıyordu.
 
Eve geldiğimde zaman annem yemek yapıyordu.

1. Otobüse bindi. O zaman, arkadaşını gördü.

……………………………………………………………………………………………………………………

2. Kafeteryaya girdim. O zaman, arkadaşlarım oturuyorlardı.

……………………………………………………………………………………………………………………

3. Kitap okumak istiyorum. O zaman, kütüphaneye gidiyorum.

……………………………………………………………………………………………………………………

4. Türkiye’ye geldim. O zaman, Ekim ayıydı.

………………………………………………………………………………………………………………………

5. Havalar soğuyor. O zaman, insanlar evden daha az çıkıyorlar.

………………………………………………………………………………………………………………………

6. Yaz geliyor. O zaman, tatile gidiyoruz.

……………………………………………………………………………………………………………………

Örnek: Yemek yiyeceğim. O zaman, ellerimi yıkıyorum. 
 Yemek yiyeceğim  zaman, ellerimi yıkıyorum.

1. Dedem kitap okuyacak. O zaman, gözlüklerini takıyor.

………………………………………………………………………………………………………………………

2. Can uçaktan korkuyor. Uçağa binecek. O zaman, ilaç içiyor.

………………………………………………………………………………………………………………………

3. Tatile çıkacağız. O zaman, erkenden kalkıyoruz.

………………………………………………………………………………………………………………………

4. Sen alış verişe gideceksin. O zaman, bana haber verir misin?

………………………………………………………………………………………………………………………

5. Konuşacaksın. O zaman, düşünmelisin.

………………………………………………………………………………………………………………………

6. İçeri gireceksiniz. O zaman, kapıyı çalmayı unutmayınız!

………………………………………………………………………………………………………………………

Örnek: 1. Televizyonda bir film izliyorduk. Elektrik kesildi. 

 Televizyonda bir film izlerken elektrik kesildi.

2. Evde idik. Büyük bir gürültü duyduk.   
Evdeyken büyük bir gürültü duyduk.

1. Ders çalışıyordum. Uyuyakalmışım.

………………………………………………………………………………………………………………………

2. Karşıdan karşıya geçiyorsunuz. Çok dikkat edin. Bu caddeden çok araç geçiyor.

………………………………………………………………………………………………………………………

3. Eren kayak yapıyormuş. Düşmüş ve ayağını kırmış.

………………………………………………………………………………………………………………………

4. Babam öğrenciydi. Çok spor yapıyormuş.

………………………………………………………………………………………………………………………

5. Ders çalışıyorum. Müzik dinliyorum.

………………………………………………………………………………………………………………………

6. Merdivenlerden iniyordum. Ayağım kayıp düştüm.

………………………………………………………………………………………………………………………

D-Aşağıdaki cümleleri örnekteki gibi birleştiriniz!

Örnek 1:   Arkadaşım İstanbul’a gitmiş. Bunu duydum.

Arkadaşımın İstanbul’a gittiğini duydum.

Örnek 2:   Erkan : -Yemek saat kaçta başlayacak? 
 Cengiz:- Yemeğin saat kaçta başlayacağını bilmiyorum.

Örnek 3 :-  Kemal: - Dün akşam yağmur yağdı mı?              
Emel:- Dün akşam yağmurun yağıp yağmadığını hatırlamıyorum.

Örnek 4: Cemal bana telefon etti. Bana “Bu akşam size geleceğim” dedi. 
Cemal bana telefon ederek bu akşam bize geleceğini söyledi.

1. Televizyon söyledi: “ Ankara-İzmir karayolunda büyük bir kaza oldu ve 3 kişi hayatını kaybetti.

………………………………………………………………………………………………………………………..

2. Trafik polis sürücüye sordu: “ Sürücü belgeniz var mı?”

………………………………………………………………………………………………………………………

3. Çocuk annesine sordu:” Saat kaçta yemek yiyeceğiz”

………………………………………………………………………………………………………………………

4. Gazetede yazıyor: “ Şehir merkezinde yangın çıktı”

………………………………………………………………………………………………………………………

5.Kardeşim bana söyledi:” Hafta sonu maça gitmek istiyorum”

………………………………………………………………………………………………………………………

6. Turist bize sordu: “ Müze nerede?”

………………………………………………………………………………………………………………………

E-Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri uygun doldurunuz!

            Her günkü gibi, o gün de  sabah saat altı ……………. kalktım. Üzerim ..…….  giydim .Kahvaltı  yapma………….  önce el…….. 

ve yüz ….….. yıkadım . Daha sonra kahvaltı yapmak için  mutfak…..… geçtim . Kahvaltıdan ….……………..  evden çıkıp otobüs durağı ..…..gittim. Ora ….……. on dakika otobüs bekledim . Fakülte ..……… ders saat dokuz ………başlayacaktı .

           Otobüs  saat dokuza  yirmi…..……….  geldi . Hemen otobüs …….. bindim .Biraz sonra  otobüs….…… başka bir yer ….….. gittiği ……... anladım . Demek ki yanlışlık…..….. 21 numara  yerine 12 numara ..…….  otobüs….... binmişim . En yakın durak ……. otobüs……….indim .

           Hemen bir taksi  durdur …..….. . Fakültenin  ön ……..…  vardığımızda saat dokuz…….... on geçiyordu. Doğru sınıf……….  koştum .Hayret ! Sınıf …..…… kimse  yok ………. .Sonra  duvarda………. takvim……...  baktım . O  gün  pazar…..…  ve ben boşuna fakülte.……. gelmiştim.

 

F- Aşağıdaki kompozisyonu inceleyiniz ve siz de hafta içi bir gününüzü anlatan bir kompozisyon yazınız.

                                                                        Hafta sonu neler yaptım?

      Cumartesi günü saat 10’da kalktım. Çünkü Cuma gecesi biraz geç yatmıştım. Oruç tuttuğum için saat 02.30 ‘da sahura kalktım. Sahurda yemek yedim. Saat 03.30’da yattım. Cumartesi saat 10’da kalktıktan sonra bir duş alıp giyindim. Yürüyerek Kızılay’a gittim. Biraz alış veriş yaptım. Hava ne soğuktu ne de sıcaktı. Arkadaşımın benden almamı istediği kitabı aldıktan sonra saat 12’ye doğru Polis Akademisine döndüm. Öğle namazını saat 13.00’te kıldım. Namazdan sonra oda arkadaşımla satranç oynadım. Daha sonra biraz dinlenmek için yatağıma uzandım. Bir buçuk saat kadar yattım. Saat 16’da oda arkadaşlarımla beraber sinemaya gittik. Türkiye’ye geldiğimden beri ilk defa sinemaya gittim. Film, babası kanserden ölen bir çocuğun hayatını anlatan Türk filmiydi. Film acıklı olduğu için zaman zaman kendimi tutamadım ağladım. Film alt yazılı değildi. Filmin çok büyük bir bölümünü anladığımı söyleyebilirim. Sinemadan çıktıktan sonra biraz Güvenpark’ta oturduk. Daha sonra Akademiye döndük. Akademiye döndüğümüzde iftara yarım saat vardı. Yemek saatini bekledik. İftarda sevdiğim yemekler vardı. İftardan sonra bol bol çay içtik ve sahura kadar sohbet ettik.

      Pazar günü sabahı saat 11’da kalktık.  Ankara’nın en büyük araba pazarına gittik. Pazarda binlerce araba ve insan vardı. Araba pazarında zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Bir baktık saat 17 olmuş. Metroya binip Polis Akademisine döndük. Biraz dinlendik. Daha sonra iftar saati geldi. İftarımızı yaptıktan sonra akşam namazımızı kıldık. Akşam Türkçe dersi ödevlerimizi yaptık. Ben telefonda ailemle görüştüm. Saat 23’e doğru yattım. Hafta sonum böyle geçti.

                                                                       Lise Arkadaşı 1

Faris: - Alo! Münir! Ben Faris. Liseden arkadaşın. Mısır’dan arıyorum. Müsait misin? 
Münir :- Merhaba Faris! Müsaitim. Nasılsın?    
Faris :- Teşekkür ederim. İyiyim. Sen nasılsın?   
Münir:- Ben de iyiyim.   
Faris: -  İşler nasıl? Şu an Türkiye’desin değil mi?  Dün bizim sınıftan Adem’le karşılaştım. Senin Türkiye’ye okumaya gittiğini söyledi. Onda senin telefon numaran varmış, bana verdi. Ben de senin sesini duymak istedim. 
Münir:- Çok iyi yapmışsın. Sesini duyduğuma çok sevindim. Evet, Türkiye’deyim. İşler iyi gidiyor.  
Faris: - Ne kadardır Türkiye’desin? 
Münir:- 
Üç ayı biraz geçti. Senin işler nasıl? 
Faris:- Her zamanki gibi babamın yanında çalışıyorum. Biliyorsun ben liseden sonra üniversiteye gitmedim. Babamın beyaz eşya mağazasında çalışmaya başladım
Münir:- Sen lisedeyken çok çalışkan bir öğrenciydin. 
 Faris:- Evet, öyleydi ama ben çocukluğumdan beri ticaretin içindeydim. Biliyorsun her tatilde babamın mağazasında çalışıyordum. Ticareti seçtim.          
Münir:- Eminim sen de üniversiteye gitseydin, iyi bir mühendis olurdun. Matematiğin çok iyiydi. Sınıfta bütün arkadaşlar matematik problemlerini sana çözdürürdü.         
 Faris :- Ben aslında okumak istiyordum. Ama babam bana “ Oğlum ben artık yaşlandım. Bu mağazayı bundan sonra sen işletirsen çok iyi olur “dedi. Ben de mağazamızı çok sevdiğim için kabul ettim. O günden beri çalışıyorum. Babam arada sırada mağazaya geliyor. Bir saat kadar kalıyor, kahvesini içiyor. Ezan okunduğu zaman camiye gidiyor. Orada namazdan sonra eski arkadaşlarını görüyor, onlarla biraz sohbet ediyor. Sonra eve dönüyor.                                                                     
Münir:-  
Okumadığın için pişman oldun mu?                                                                                                                           
Faris: - Hayır, pişman olmadım. Hayata çabucak başladım. Babam beni sevdiğim kızla evlendirdi. İki çocuğum oldu. Kızım dört yaşında, oğlum bir yaşında. Bende haberler böyle. Sende haberler nasıl?                                                       
Münir:- 
Ben Mısır’da üniversiteyi bitirdikten sonra Emniyet Teşkilatı’na girdim. İki yıl çalıştım. Şimdi Türkiye’ye geldim. Burada Polis Akademisinde yüksek lisans yapıyorum. Bu yıl, Türkçe öğreniyoruz. Gelecek yıl yüksek lisansımı bitirdikten sonra Mısır’a döneceğim.   
Faris: - Evet, seni en son Kahire’de üniformalı olarak görmüştüm. Üniforma sana çok yakışmıştı. Liedeyken hep polisiye romanlar okurdun.          
Münir:- Evet, o gün bir kafede oturup kahve içip eski günlerden bahsetmiştik. Faris! Biraz sonra bizim ders başlayacak. Gitmem lâzım. Ben seni bu akşam arayayım, daha rahat konuşuruz olur mu?  

 Faris: - Tabii ki, sana iyi dersler. Bu akşam görüşmek üzere! 

Aşağıdaki soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız!

1. Münir’ kim nereden arıyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

2. Faris kim?

………………………………………………………………………………………………………………………

3. Faris ne iş yapıyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

4. Faris kimin yanında çalışıyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

5. Münir, Mısır’da ne iş yaptı.

………………………………………………………………………………………………………………………

6. Faris lisede nasıl bir öğrenciydi?

……………………………………………………………………………………………………………………

7. Münir ne kadardır Türkiye’de?

………………………………………………………………………………………………………………………

8. Münir niçin Türkiye’ye geldi?

………………………………………………………………………………………………………………………

9. Faris kiminle evlendi?

………………………………………………………………………………………………………………………

10. Fari’i kim evlendirdi?

………………………………………………………………………………………………………………………

11. Münir, Mısır’da nerede çalıştı?

………………………………………………………………………………………………………………………

12. Münir, türkiyede bu yıl ne yapacak?

………………………………………………………………………………………………………………………

13. Münir, gelecek yıl ne yapacak?

………………………………………………………………………………………………………………………

14. Münir ve Faris en son ne zaman ve nerede görüştüler?

………………………………………………………………………………………………………………………

15. Münir’in niçin gitmesi lazım?

………………………………………………………………………………………………………………………

16. Münir ve faris ne zaman telefonda konuşacaklar?

 

                                                                           Lise Arkadaşı 2

 

Münir:- Alo Faris! İyi akşamlar! Müsait misin?     
Faris :- İyi akşamlar Münir! Müsaitim. Nasılsın?                                                                                                                                
 Münir:- İyiyim, Sağ ol sen nasılsın?                                                                                                                                                                    
Faris:- Sağ ol ben de iyiyim. Sizin orada şimdi saat kaç?       
Münir:-  Burada saat 22.00.

 Faris:- Bizde saat 21.00. Demek ki, Türkiye’yle Mısır arasında bir saat fark var.  

Münir:- Evet, öyle. Ben bugün yorucu bir gün geçirdim. Bugün altı saat dersimiz vardı. Senin günün nasıl geçti?
 Faris:- Benimki de yoğun geçti diyebilirim. Biliyorsun Ramazan Bayramına az bir zaman kaldı. İnsanlar bayram öncesinde daha fazla alış veriş yapıyorlar                                                                                  
Münir:- İşleriniz nasıl gidiyor?

 Faris:- Çok iyi diyebilirim. Allah’a şükür. Bugün mağazamızı her günkünden bir saat geç kapattık. Türkiye nasıl?    
 Münir:- Bazı şeyler Mısır’daki gibi bazı şeyler de farklı. Meselâ, burada Ramazan ayında Türkler çalışma saatlerini değiştirmiyorlar. Hayat her zamanki gibi devam ediyor. Ramazanın ilk günlerinde alışamamıştım ama zaman geçtikçe alışmaya başladım.   
 Faris:- Nasıl yani? Ramazanda Türkler yarım gün çalışmıyorlar mı? Ramazan nasıl geçiyor? Türkler oruç tutmuyorlar mı?   
Münir:- Türklerin büyük çoğunluğu oruç tutuyor. 
İstatistiklere göre, Türkiye’nin % 99’u ( Yüzde doksan dokuzu) Müslüman. Burada hiç yabancılık çekmiyoruz. İstediğiniz zaman camiye gidebiliyorsunuz, günde beş vakit ezan okunuyor. Her yerde  namaz kılacak bir yer bulabiliyorsunuz. Bizim kaldığımız yerde de bir mescit var. Burada minaresiz küçük camilere “Mescit” deniyor. 
Faris:-
 O zaman işiniz kolay. İftar ve sahur nasıl oluyor?         
Münir:- Her yerde olduğu gibi iftar saatinde orucumuzu açıyoruz. Sahurda da oruç tutanlar için yemek veriyorlar. Bazen de oruç tutan arkadaşlarla kendimiz yemek hazırlıyoruz.  
Faris:- Her gün dersiniz var mı?                        
Münir:- Haftada beş gün dersimiz var. Cumartesi ve Pazar günleri ders yok. Çünkü hafta tatili. Türkiye’de memurlar beş gün çalışıyorlar iki gün dinleniyorlar. Mısır’dakinden farklı olarak burada Cuma günü tatil değil. Türkiye’de hafta tatili cumartesi ve pazar günü. Bu iki gün devlet daireleri, bankalar kapalı. Ama, özel sektör cumartesi günü de çalışıyor. Pazar günü de birçok iş yeri açık. Hayat devam ediyor. Özellikle başkentte. 
Faris:- Bana çok ilginç geldi. Ankara, Türkiye’nin başkenti değil mi?        
Münir: - Evet, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan birkaç gün önce Ankara başkent ilan edilmiş

Faris:- Ankara nasıl? Büyük mü?   
 Münir:- Büyük ama Kahire kadar büyük değil.  Nüfusu beş milyon civarında. Türkiye’nin ikinci büyük kenti.      
Faris:- Ankara’nın iklimi ve havası nasıl?
Münir:- Alo, Faris sesin gelmiyor. Bir sorun mu var? Hay Allah ! Telefonumun şarjı bitmiş. Bir dakikadır kendi kendime konuşuyormuşum. Neyse, vakit geç oldu. Yarın uygun bir zamanda Faris’i tekrar arar, konuşurum.

A. Lütfen, aşağıdaki soruları yukarıdaki konuşmaya göre cevaplayınız!

1. Faris ve Münir neredeler?

……………………………………………………………………………………………………………………

2. Türkiye’yle Mısır arasında saat farkı var mı? Varsa ne kadar?

……………………………………………………………………………………………………………………

3. Mısır’da saat 10’ken Türkiye’de saat kaçtır?

……………………………………………………………………………………………………………………

4. Münir nasıl bir gün geçirdi? Niçin?

……………………………………………………………………………………………………………………

5. Faris’in günü nasıl geçti?

……………………………………………………………………………………………………………………

6. Faris’e göre insanlar ne zaman daha fazla alış veriş yapıyorlar?

……………………………………………………………………………………………………………………

7. Ramazan ayında Türkiye’de Mısır’dakinden ne farklı?

……………………………………………………………………………………………………………………

8. İstatistiklere göre, Türkiye’de Müslümanların yüzdesi nedir?

9. Mescit ne demek?

………………………………………………………………………………………………………………………

10. Münir’in haftada kaç gün dersi var?

……………………………………………………………………………………………………………………

11. Cumartesi ve Pazar günleri niçin dersi yok?

………………………………………………………………………………………………………………………

12. Hafta sonu kimler çalışıyor, kimler çalışmıyor?

……………………………………………………………………………………………………………………

13. Hafta sonu nereler kapalı?

………………………………………………………………………………………………………………………

14. Ankara ne zaman başkent olmuş?

……………………………………………………………………………………………………………………

15. Ankara’nın nüfusu ne kadar?

……………………………………………………………………………………………………………………

16. Kahire mi büyük Ankara’mı?

……………………………………………………………………………………………………………………

17. Münir’le Faris’in telefon konuşması niçin kesildi?

……………………………………………………………………………………………………………………

18. Münir, artık Faris’i aramayacak mı?

…………………………………………………………………………………………………………………… 

B. Aşağıdaki cümleleri örnekteki gibi altı çizili fiili dönüştürerek uygun şekilde birleştiriniz!

Örnek: Köye yaklaşıyorduk. Köyün ışıklarını daha iyi görüyorduk.           
Köye yaklaştıkça köyün ışıklarını daha iyi görüyorduk.

1. Zaman geçiyor. Kendimi daha kötü hissediyordum.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

2. İstanbul’da oturan yanına amcamın yanına gidiyordum. Beni İstanbul’da gezdiriyordu.

……………………………………………………………………………………………………………………

3. Bu kitap çok güzelmiş. Onu okuyorum. Yeni şeyler öğreniyorum.

……………………………………………………………………………………………………………………

4. Çocuk ağlıyor. Annesi ona süt veriyor.

……………………………………………………………………………………………………………………

5. Havalar soğuyor. Parklara daha az insan gidiyor.

……………………………………………………………………………………………………………………

6. Dedem yaşlanıyor. İnsanları tanımakta güçlük çekiyor.

……………………………………………………………………………………………………………………

7. Spor yapıyor. Kendini daha sağlıklı hissediyor.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

8. Eski komşularımızı ziyaret ediyoruz. Çocukluk anılarımız aklımıza geliyor.

...................................................................................................................................................................................

C. Aşağıdaki cevaplarda altı çizili kelimelere uygun sorular bulunuz!

1…………………………………………………………………………………………………………………?

Çocuk reyonu üçüncü katta.

2. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Hayır, ben küçükken hiç kaybolmadım.

3. ……………………………………………………………………………………………………………………?

Alışveriş yaptığım zaman kredi kartıyla öderim.

4.………………………………………………………………………………………………………………….?

İstanbul’ daha önce iki defa gittim.

5. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Evet, kışın Ankara’ya birkaç kez kar yağar.

6. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Dersimiz saat 10’da başlıyor.

7. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Mehmet, Ankara dışında olduğu için derse gelmedi.

8. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Sınıfa geldiğimde iki kişi vardı.

9. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Otobüs duraktan az önce geçti.

10. ………………………………………………………………………………………………………………….?

Hayır, Leyla’yı görmedim.

11. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Bu yaz tatile Karadeniz’e gideceğim.

12. …………………………………………………………………………………………………………………….?

Kafeteryaya asansörle çıkabilirsiniz.

13. ………………………………………………………………………………………………………………….?

Hayır, bu hafta sonu kar yağmayacak.

14. ……………………………………………………………………………………………………………….?

Hayır, soğuk havalarda dışarı çıkmayı hiç sevmem.

                                                                LİSE ARKADAŞI 3

Münir:- Faris! Kusura bakma! Telefonumun şarjı bitmiş. Bu yüzden, az önce konuşmamız kesildi.   
Faris:- Önemli değil. Telefonunun şarjının bittiğini anladım. Şu an telefonunun şarja taktın mı?                
Münir:- Evet, şarj cihazı yanımdaydı. Bugün cep telefonumu çok kullandığım içim şarjı daha çabuk bitti. Normal olarak, şarjım bana en az bir gün yetiyor.  
Faris:- Türkiye’de neler farklı? Dikkatini en çok ne çekti?                                                                                                                         
Münir:- En çok dikkatimi çeken şey, Türklerin çok çay içmesi. Türklerin çoğunluğu kahvaltıda çay içiyor.   
Faris:- Hiç kahve içmiyorlar mı?                                                  
Münir:- Hayır içiyorlar, ama kahve içenlerin sayısı daha az. Daha çok, gençler kahve içiyor. 

Faris:- Günlerin nasıl geçiyor?                                                                                                                                                               
Münir:- Çok çabuk geçiyor. Türkiye’ye geleli altı ay oldu. Zamanın o kadar çabuk geçiyor ki nasıl geçtiğini anlamıyorum. Hafta içi her gün Türkçe dersi var. Pazartesi Çarşamba ve Cuma günleri 4 saat ders yapıyoruz. Salı ve Perşembe günü ise 6 saat ders yapıyoruz.
 Faris:- Dersleriniz erken mi başlıyor?  Saat kaçta bitiyor?   
 Münir:- Sabah saat 9 buçukta başlıyor. Bir ders 45 dakika sürüyor. İki ders arasında 15 dakika ara veriyoruz. Ara verdiğimizde bazı arkadaşlarımla kafeteryaya gidip bir şey içiyoruz, sigara içenler ise sigara içme alanında sigara içiyorlar.
 Faris:- Niçin kafeteryada sigara içmiyorlar? Her yerde sigara içemiyorlar mı? 
 Münir:- Hayır, her yerde sigara içilmiyor. Kapalı alanda sigara içmek yasak. Kafeteryada, lokantada, sinemada, hastanede, toplu taşım araçlarında ve bütün kapalı alanlarda sigara içilmiyor. 
Faris:-
 Türkler çok sigara içiyorlar mı?       
Münir:- Evet, ister kadın olsun ister erkek olsun Türklerin çok sigara içtiğini söyleyebilirim. Ne diyordum? Evet, öğleye kadar dört saat ders ve üç teneffüs yapıyoruz. Ders öğleyin saat biri çeyrek geçe bitiyor. Dersten sonra bir saat boş vaktimiz var. Saat bir buçukta öğle yemeğimizi yiyoruz, arkasında çay veya kahve içiyoruz. Biraz dinleniyoruz. Öğleden sonra dersimiz varsa saat ikiyi çeyrek geçe dersimiz tekrar başlıyor. Saat dörtte dersimiz bitiyor.  
Faris:- Dersten sonra ne yapıyorsunuz?
Münir:- Dinlenmek isteyenler yurda gidip yatıyorlar. Gezmek veya alışveriş yapmak isteyenler, şehir merkezine gidiyorlar.  
Faris:- Kaldığınız yer şehir merkezine uzak mı?

 Münir:- Hayır, aksine çok yakın. Yürüyerek beş-altı dakika.  
Faris:- Kaldığınız yer nasıl? 

 Münir:- Kaldığımız yer Polis Akademisi’nin içinde. Öğrenciler için yurt var. Yüzde doksanımız ( % 90) yurtta kalıyor. Bazı arkadaşlarımız kiraladıkları evde kalıyorlar. Ben Arapça bilen arkadaşlarla yurtta aynı odada kalıyorum.   
 Faris:- Arapça bilen arkadaşlarının olması ne güzel! Onlar hangi ülkeden gelmişler? 
 Münir:- Birçok ülkeden gelmişler. Örneğin: Filistin’den, Ürdün’den, Yemen’den, Katar’dan, Tunus’tan arkadaşlarım var. Ortak dilimiz Arapça sayesinde  rahatlıkla anlaşıyoruz. Bir dahaki konuşmamızda sana gerisini anlatayım.
Faris:- Olur, sen uygun olduğun zaman beni ararsın ben de uygunsam konuşuruz. İyi akşamlar! 
Münir:- İyi akşamlar!

Aşağıdaki soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız!

1. Faris’le Münir’in konuşması niçin kesildi?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2.  Faris neyi anladı?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Münir’in telefonunun şarjı niçin daha çabuk bitti?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Münir’in en çok dikkati çeken şey nedir?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Genellikle Türkler kahvaltıda ne içiyorlar?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

6. Türkiye’de kahve içenler mi daha fazla çay içenler mi?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

7. Türkiye’de kahveyi daha çok kimler içiyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Münir, Türkiye’ye geleli ne kadar oldu?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

9. Münir’in zamanı nasıl geçiyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

10. Münir’in hangi gün kaç saat Türkçe dersi var?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

11. Dersler saat kaçta başlıyor ve ders kaç dakika sürüyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

12. Derslerin arasında ne kadar teneffüs var?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

13. Ara verdikleri zaman Münir ve arkadaşları nereye gidip ne yapıyorlar?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

14. Münir sigara konusunda Türkler hakkında ne düşünüyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

15. Türkiye’de nerelerde sigara içilmez?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

16. Münir ve arkadaşları saat kaçta öğle yemeği yiyorlar?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

17. Öğleden sonra ders saat kaçta bitiyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

18. Dersten sonra öğrenciler ne yapıyorlar?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

19. Münir ve arkadaşları nerede kalıyorlar?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

20. Münir yurtta mı yoksa kiraladığı evde mi kalıyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

21. Polis Akademisi şehir merkezine uzak mı?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

22. Münir, yurtta hangi arkadaşlarıyla kalıyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

23. Münir’in Arapça bilen arkadaşları hangi ülkeden?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

24. Münir, bu ülkelerden gelen arkadaşlarıyla niçin rahatça anlaşıyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

25. Münir, anlatacaklarını bitirdi mi?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

26. Anlatacaklarının gerisini ne zaman anlatacak?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Lütfen aşağıdaki cümleleri örnekteki gibi yapınız!

Örnek: Ben eve geç gelirim. Babam en çok buna kızar.

Babamın en çok kızdığı şey eve geç gelmemdir.

 

Örnek: Yaz gelir. Bu beni çok sevindirir.

Beni çok sevindiren şey yazın gelmesidir.

 

1- Başkaları benimle alay ediyorlar. Bu, beni çok kızdırıyor.

Beni  çok kız…………………………..şey, başkalarının benimle alay et…………………………dir.

 

2- Banyo yaparken su kesiliyor. Buna hiç tahammül edemiyorum.

Tahammül ede………………….şey, banyo yaparken suyun kes……………………..

 

3-Yemekten sonra on-on beş dakika uyukluyor. Babam buna engel olamıyor.

Babamın engel ol………………………..şey, yemekten sonra on-on beş dakika uyukla………………….

 

4- Siz mutlu oluyorsunuz. Benim için bu çok önemlidir.

Benim için önemli ol……………………………şey, sizin mutlu ol…………………………………(dır)

 

5- Randevularıma tam vaktinde giderim. Buna çok dikkat ederim.

Çok dikkat et……………………………………şey, randevularıma tam vaktinde gel………………(dir)

 

6- Çocuklar ağlıyorlar. Bu, beni çok üzüyor.

Beni en çok üz……………………..şey, çocukların ağla……………………………….(dır).

 

7- Bir gün dünyayı dolaşacağım. İleride bunu yapmak istiyorum.

İleride yapmak iste…………………..şey, bir gün dünyayı dolaş……………………..

 

8- Yakınlarımız başarılı oluyor. Bu, bizi mutlu ediyor.

Bizi mutlu ed……………………şey, yakınlarımızın başarılı ol………………………………(dır)

 

9- Öğrenciler öğreniyorlar. Bu, öğretmenleri ilgilendiriyor.

Öğretmenleri ilgilen…………………………….şey, öğrencilerin öğ……………………………..(dir)

 

10- Fakirler için ev yaptırmak istiyorum. Bir gün bunu gerçekleştirmek istiyorum.

Bir gün gerçekleştirmek iste………………………..şey, fakirler için ev yap………………………………….

 

11- Yol yağış nedeniyle kaygandı. Bu, kazaya sebep oldu.

Kazaya sebep ol………………….. şey, yolun yağış nedeniyle kaygan……………………………(dır)

 

12- Çocukken evimizin bahçesindeki havuza taş atardım. Bunu çok severdim.

Çocukken çok sev……………….şey, evimizin bahçesindeki havuza taş at……………………………(tı)

 

Miktar bildiren kelimeler

 

-ın(-in) (-un)(-ün) tamamı      -ın(-in) (-un)(-ün)  yarısı     -ın(-in) (-un)(-ün) hepsi   -ın(-in) (-un)(-ün) çoğu     

 

-ın(-in) (-un)(-ün) üçte biri    -ın(-in) (-un)(-ün) yüzde yirmisi (% 20)    -ın(-in) (-un)(-ün) büyük çoğunluğu

 

-ın(-in) (-un)(-ün) yarısından fazlası      -ın(-in) (-un)(-ün) ………..kaçı?            -ın(-in) (-un)(-ün) hiçbiri?

 

 

Örnekler:  

Bu elmanın yarısı senin yarısı benim.

Bu ülkelerin tamamı Avrupa’da(dır).

Masanın üzerindeki kitapların hepsi Ahmet’in.

Sınıftaki öğrencilerin yüzde otuzu (%30) İngilizce biliyor.

Kızılay’daki mağazaların çok azı  Pazar günü açık.

Arkadaşlarımdan hiçbiri Japonca bilmiyor.

İnsanların yüzde kaçı gözlüklü(dür)?

Akrabalarımızın çoğu İstanbul’da oturuyor.

Çocukların büyük çoğunluğu okula yedi yaşında gidiyor.

Seksenin yüzde yirmisi kaç(tır)?

 

1. Ülkemde 50 şehir var. Ben 50 şehri gezdim.

Ülkemdeki …………………………………………………………………………gezdim.

2. Kitapta 300 sayfa var. Ben 150 sayfa okudum.

Kitab………………………………………………………..okudum.

3. İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, Arapça. Ben sadece Türkçe biliyorum.

Bu dilller……………………………………………………………….bilmiyorum.

4. Yüzün (100)    ……………………………………………….(25) yirmi beştir.

5. Mahallemizde 100 kişi var. Ben 80 kişiyi tanıyorum.

Mahallemizdeki insanlar……………………………………………………….. tanıyorum.

6. İki yüz (200) kitabım var. Hepsi kütüphanemde(dir).

Kitap………………………………………………………….kütüphanemde(dir).

7. Türkçe kursumuz altı ay sürecek. Biz kursun dört ayını bitirdik.

Türkçe kursu……………………………………………………………………..bitirdik.

Karşılaştırma ifadeleri

Sıfatların Karşılaştırılması

(+) ………..den daha………………..(dır) (dir) (dur) (dür) .(tır) (tir) (tur) (tür)

(=) …………….kadar …………….    (dır) (dir) (dur) (dür) .(tır) (tir) (tur) (tür)

Örnek: 

Sıfatların Karşılaştırılması

Zeki çalışkan(dır). Kemal daha çalışkan(dır). 
Zeki, Kemal’den daha çalışkan(dır).

Ayla güzel(dir). Ece de güzel(dir).   
Ayla, Ece kadar güzel(dir).

 

Adların Karşılaştırılması

(+) ……………………….(kin)den daha fazla…………………

(=)………………………. ki kadar.......................

(--)……………………….(kin)den daha az……………………

Benim beş kitabım var. Senin iki kitabın var.   
(+) Benim  senden (seninkinden)  daha fazla kitabım var.

Can’ın iki kardeşi var. Fatma’nın da iki kardeşi var. 
 (=) Can’ın,  Fatma’nınki kadar kardeşi var.

Ozan’ın bir arabası var. Erdem’in iki arabası var. 
(--) Ozan’ın, Erdem’inkinden daha az arabası var.

 

Fiillerin Karşılaştırılması

………..den daha………………..

………  kadar …………….   

Sen sekiz saat (8) çalışıyorsun. Kardeşin altı(6) saat çalışıyor.
(+) 
 Sen kardeşinden daha fazla çalışıyorsun.                          

Tren hızlı gidiyor. Otobüs de hızlı gidiyor.   
(=)Tren otobüs kadar hızlı gidiyor

Köpeğim günde 10 saat uyuyor. Kedim günde 18 saat uyuyor.   
(--)Köpeğim kedimden daha az uyuyor.

Bir yabancı dil bilenler ikinci bir dili daha çabuk öğreniyor. Bir yabancı dil bilmeyenler daha geç öğreniyor. 
 (+) Bir yabancı dil bilenler, ikinci bir dili, bir yabancı dil bilmeyenlerden daha çabuk öğreniyor.

Diğer karşılaştırma ifadeleri

(+) (-) ……………….(y)a göre (daha)……………..                                                                                                                              

(+) (-) ……………….(y)e  göre (daha)…………...

(+) (-) ……………….(y)a  nazaran (daha)…………...

(+) (-) ……………….(y)e  nazaran  (daha)…………...

Bu yıl hava sıcak. Geçen yıl daha az sıcaktı.
Geçen yıla göre, bu yıl hava daha sıcak.
 Bu yıl hava
 geçen yıla göre daha sıcak.

(=)  ……gibi……

Caner çalışkan(dır). Kardeşi de çalışkan(dır). Caner kardeşi gibi çalışkan(dır).

 

Aşağıdaki alıştırmaları yukarıdaki örneklerdeki gibi yapınız!

1. Türkiye’nin nüfusu 82 milyondur. Almanya’nın nüfusu da 82 milyondur.

 ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2. Ankara’da bir havalimanı var. İstanbul’da üç havalimanı var.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Erkekler ortalama 70 (yetmiş) yıl yaşıyor. Kadınlar ortalama 75 yıl yaşıyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Eskiden gençler ortalama 20 yaşında evlenirlerdi. Günümüzde gençler ortalama 26 yaşında evleniyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. İstatistiklere göre, geçen yıl Türkiye’ye 60 milyon turist gelmiş. Bu yıl 70 milyon turist gelmiş.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

6.Üç ay önce Türkçe’yi anlıyordum. Şimdi daha iyi anlıyorum.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

 

7. Sigara içenler çabuk hasta oluyorlar. Sigara içmeyenler çabuk hasta olmuyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Dayımı seviyorum. Amcamı daha fazla seviyorum.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

9. İstanbul’da yirmi bin(20000) ticari taksi var. İzmir’de sekiz bin (8000) ticari taksi var.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

10. Çocuklar makarnayı seviyorlar. Çocuklar patates kızartmasını daha çok seviyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

 

Yer tanımlama zamiri

……………..dığı (diği) (duğu) (düğü) (tığı) (tiği) (tuğu) (tüğü) yer(şehir, ev, okul, sinema, ülke, vb)

Örnek: 
Lokantada yemek yedik. Lokanta Kızılay’dadır.      
Hangi lokanta Kızılay’dadır?                                                                                                                              
Yemek yediğimiz lokanta Kızılay’dadır.

Bir odada kalıyorum. Odanın üç penceresi var.       
Hangi odanın üç penceresi var?                                                       
Kaldığım odanın üç penceresi var.

Aşağıdaki alıştırmaları yukarıdaki örneklere göre yapınız!

1. Yurt dışında tatildeyken bir otelde kaldık. Otel beş yıldızlıydı.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2. Bir sınıfta Türkçe öğreniyoruz. Bu sınıfta televizyon yok.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Dersten sonra arkadaşlarla bir sahada futbol maçı yapıyoruz. Bu saha Polis Akademisi’ne çok yakın.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Ülkemde bir bölgede yaşıyorum. Bu bölgeye çok turist geliyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Babam bir otomobil fabrikasında çalışıyor. Bu fabrikada iki bin(2000) kişi var.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Belirsiz kişi tanımlama zamiri   …..en ……….an                     
bilmek—bilen(ler)        Konuşmak ---konuşan (lar)

Örnek:

Bazı kişiler Rusça biliyor. Bu kişiler hangi sınıfta?  (Rusça bilen kişiler= Rusça bilenler)                                                                                                                             
Rusça bilenler hangi sınıfta?

Bazı kişiler(insanlar) spor yapıyor. Bu kişiler daha sağlıklı oluyor.           
(Spor yapan (kişiler) = Spor yapanlar)                                                                                                             
Spor yapanlar daha sağlıklı oluyor.

 

Aşağıdaki alıştırmaları yukarıdaki örneklere göre yapınız!

1. Bazı kişiler sabahleyin erkenden kalkıyor. Bu kişiler daha dinç(zinde) oluyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2. Bazı kişiler birden fazla yabancı dil biliyor. Bu kişiler kolaylıkla iş buluyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Bazı öğrenciler sınıfta önde oturuyor. Bu öğrenciler yazı tahtasını daha iyi görüyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Bazı kişiler işe metroyla gidiyorlar. Bu kişiler iş yerine daha çabuk varıyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Bazı kişiler müzikle ilgileniyorlar. Bu kişiler daha az stresli oluyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

6. Bazı kişiler turizm alanında çalışıyor. Bu kişiler tarım alanında çalışanlardan daha fazla kazanıyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

7. Bazı kişiler suç işliyorlar. Bu kişiler cezalandırılıyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Bazı kişiler sigara içiyor. Bu kişiler sigara içmeyenlerden daha fazla öksürüyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

9.Bazı insanlar daha zeki oluyorlar. Bu insanlar zeki olmayanlardan daha çabuk öğreniyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

10. Bazı kişiler çok yemek yiyorlar. Bu kişiler kilolu oluyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

11. Bazı kişiler çok geziyorlar. Bu kişiler çok okuyanlardan daha çok şey biliyorlar.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Kendini Tanıtma Örnek Metin

 

Merhaba! Ben Meriç. Size kendimi tanıtayım. Adım Meriç, soyadım Doğan. Türküm. 23 yaşındayım. 7 Temmuz 1996 tarihinde Ankara’da doğdum. Aslen Kayseriliyiz. Annem ve babam Kayseri’de doğup büyümüşler. Ama ben Ankara’da büyüdüm. Babamın görevi dolayısıyla ailem,  1994 yılında Ankara’ya gelmiş ve o zamandan beri burada yaşıyoruz. Boyum 1 metre 76 santimetre. Kilom 70. Esmerim. Baba tarafım esmer, anne tarafım sarışın. Ben ve en küçük kardeşim esmeriz baba tarafına çekmişiz. Ortanca kardeşim sarışın, o anne tarafına çekmiş. Üç kardeşiz en büyüğü benim. Bir erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var. Kız kardeşlerim 18 yaşında. Erkek kardeşim ise 15 yaşında.                                                                        

İlkokulu mahallemizdeki Cumhuriyet İlkokulu’nda okudum. Çocukluğumuzda ilkokul beş yıldı. İlkokul bizim eve yürüyerek beş dakikalık bir uzaklıktaydı. Ortaokulu başka bir semtte okudum. Lise öğrenimimi ise, şehrin en eski lisesi olan Atatürk Lisesinde yaptım. Liseden 2013 yılında mezun oldum. Mezun olduktan sonra Ankara’daki Hacettepe Üniversitesi’ne girdim. Eğitim Bilimleri Fakültesi’nin Eğitim Yönetimi Bölümü’nden 2018 yılında mezun oldum. Bazı derslerimiz İngilizce olduğu için fakülteye başlamadan önce bir yıl İngilizce hazırlık sınıfında okudum. Mezun olur olmaz özel bir okulda iş buldum. Bir yıldan beri bu okulda eğitim yöneticisi olarak çalışıyorum. İşimden çok memnunum. Öğrenciyken bir okulda üç ay staj yapmıştım. Şimdi, bu stajın bana ne kadar faydalı olduğunu anlıyorum. Okulun ders programlarını, öğretmenlerin seçimini, sonuçların değerlendirilmesini yapıyoruz. Ben üç kişilik bir ekiple çalışıyorum. En genci benim. Diğer iş arkadaşlarım benden yaşça büyükler ve çok tecrübeliler. Bu benim için çok büyük bir şans. Üniversitedeyken öğrenmediğimiz birçok şeyi onlardan öğreniyorum.  Bu açıdan çok şanslıyım. Gelecek yıl, askerliğimi yapacağım. Şu an için bekârım. Askerliği bitirdikten sonra evlenmeyi düşünüyorum.

Akrabalarımızın çok büyük çoğunluğu Kayseri’de yaşıyor. Ayrıca, bir bölümü de Ankara ve İzmir’de yaşıyor. Ankara’daki akrabalarımızla ayda en az iki kez görüşüyoruz. Kayseri’dekiler ve İzmir’dekilerle bayramlarda ve düğünlerde görüşüyoruz. Kalabalık bir aileyiz. Üç amcam ve dört halam var. Anne tarafından üç teyzem ve dört dayım var. Annemin hem babası hem de annesi hayatta. Babamın babası iki yıl önce öldü. Babaannem sağ ve Kayseri’deki amcamlarla birlikte oturuyor.  Kuzenlerimin hepsiyle Whatsapp ve Facebook gibi sosyal medyadan hemen hemen her gün görüşüyoruz.

Beş yaşından beri yüzme sporu yapıyorum. Haftada en az bir kere yüzme havuzuna gidiyorum. Ayrıca, okulda basketbol takımındaydım. Gitar çalmaya başlayalı on yıl oldu. Amatör bir müzik grubumuz var. Boş zamanlarımda internete giriyorum. Bilmediğim konuları internetten araştırıyorum. Akşamları odamda yatmadan önce en az yarım saat kitap okuyorum. Bilardo oynuyorum. Yedi yıldır yerli ve yabancı pul biriktiriyorum. Büyük bir pul koleksiyonumun olduğunu söyleyebilirim. Müziğin dışında çevreyle de ilgileniyorum.  Bir geri dönüşüm kulübünde gönüllü olarak hafta sonları çalışıyorum. Lise son sınıftayken şiir yazmaya başladım. Şimdiye kadar yazdığım bütün şiirleri kitap haline getirdim. Fransız ve Rus edebiyatı ilgimi çekiyor. Türk mutfağının yanı sıra İtalyan ve Çin mutfağını seviyorum. Yabancı mutfakların yemeklerini tatmak hoşuma gidiyor. Her hafta sonu bir yabancı ülkenin Ankara’daki lokantasına gidiyorum Geçen hafta Afgan lokantasına gittim. Bu hafta cumartesi günü Tacik lokantasına gitmeyi planladım. İş hayatında klasik tarzda giyiniyorum ama özel yaşamımda spor giyinmeyi tercih ediyorum. Modayı takip ediyorum. Mevsimlerden en çok ilkbaharı seviyorum. Ayrıca, yağmur ve kara bayılıyorum. Kendimi geliştirmeyi çok seviyorum. Altı aydan beri İspanyolca öğreniyorum. Din, dil, ırk, renk ayrımı yapmaksızın bütün insanları ve diğer canlıları seviyorum. İyimser, düzenli, dakik, neşeli bazen duygusal bazen de mantıklı bir insan olduğumu düşünüyorum. Çevreme ve insanlara saygı gösteriyorum. Başkalarından da bana saygı göstermelerini istiyorum.

                                                                     Lise Arkadaşı 4

Faris: -  Münir! Geçen hafta görüştüğümüzden bu yana ben de Türkiye ile ilgili biraz araştırma yaptımAynen senin dediğin şeyler internette de var.    
Münir:- Evet, bir yere gittiğim zaman insanların nasıl yaşadıklarına dikkat ediyorum.         
Faris :- Altı aydan beri Ankara’da yaşıyorsun. Ankara’nın her tarafını gezebildin mi?
Münir:- Hayır, ama büyük bir bölümünü gezebildiğimi söyleyebilirim. 
Faris:- Ankara’yı nasıl ve ne zaman geziyorsun? Yalnız mı?                                                                                                        
 Münir:- Bazen yalnız bazen arkadaşlarımızla geziyorum. Ayrıca, Polis Akademisi, buradaki yabancı öğrencileri şehirdeki bazı yerlere geziye götürüp oraları gezdiriyor.     
Faris:- Tam anlayamadım. Nasıl gezdiriyorlar?     
Münir:- Daha açık anlatmaya çalışayım. Biz burada Türkçe öğrenmenin dışında bazı etkinliklere de zaman zaman katılıyoruz. Bu yıl on iki ayrı ülkeden gelen ve benim de aralarında bulunduğum yetmiş dört öğrenciyiz. Toplu etkinliklere katılacağımız zaman Polis Akademisi bizi otobüslerle bu etkinliklere götürüyor. İşte bu etkinliklerden birisi de Ankara Kalesi gezisiydi.   
Faris:- O zaman sizin için Ankara’yı gezmek kolay olmuştur.  Ankara Kalesi nasıl bir yer? 
Münir:- Evet, kolay oldu. Bir çarşamba günü öğleden sonra Polis Akademisinin otobüsleriyle Ankara Kalesi’ne gittik. Hava güneşliydi ama biraz serindi. Ankara Kalesi M.Ö (Milattan önce) II. Yüzyılda yapılmış ve şehre hâkim bir kale. Ama tam olarak kimin tarafından yapıldığı veya yaptırıldığı bilinmiyor. Kale şimdiki Ankara’nın Ulus semtine yakın. Bu semt Ankara’nın eski semtlerinden. Bizim Kale’yi gezdiğimiz gün çok sayıda turist vardı. Kaleden Ankara’nın birçok yerini görebiliyorsunuz. Manzara çok güzeldi. Hatırladığıma göre, Kale gezisi bir saat kadar sürdü. Kale’nin içinde hatıralık eşyaların satıldığı çok sayıda küçük geleneksel mağazalar var. Ayrıca, bir şeyler içebileceğiniz kafe ve küçük lokantalar var.                                                                             
Faris:- Ankara eski bir şehir mi?    
Münir:- Ankara’nın eski olan yerleri var. Ama Ankara’nın bir bölümü Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra yapılmış yani 1923’ten sonra. Şu an öğrenim gördüğümüz ve kaldığımız Polis Akademisi de Ankara’nın yeni semtlerinden birinde bulunuyor. Polis Akademisi 1937 yılında kurulmuş ve o zamandan beri aynı yerde hizmet vermeye devam ediyor. Ankara başkent olduğu için Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar, Kamu Kurumlarının merkezleri, Yüksek Mahkemeler, Büyükelçilikler ve Konsolosluklar, Uluslararası Kuruluşların Temsilcilikleri Ankara’da bulunmaktadır.     
Faris:- Ankara’da toplu taşım sistemi nasıl? 

 Münir:- Ankara’nın ulaşımı sistemi bana göre iyi. Ankara’da dört metro hattı, her semte ulaşımı sağlayan belediye otobüslerinin yanı sıra aynı işi yapan özel halk otobüsleri, bazı semtlere ulaşımı sağlayan Türklerin ” Dolmuş ” adını verdikleri minibüs sistemi var. Her semtte taksi durakları var. Ayrıca, devamlı seyir halinde olan ve müşteri bekleyen taksiler de var. Belediye otobüslerine ve metroya daha önceden aldığın bir kartla binebiliyorsun. Özel Halk otobüslerine ve minibüslere para ödeyerek biniliyor.                     
Faris:- Münir! Ankara’yı o kadar güzel bir anlattın ki bir an önce görmek istiyorum.                            
Münir:- Bizim iki hafta sonra on günlük bir tatilimiz var. O zaman gel, ben sana Ankara’yı gezdireyim.   
Faris:- Olur inşallah. İşlerimi ayarlamaya çalışacağım. Gelmeden bir hafta önce sana telefon ederim.     
Münir:- Olur senden haber bekliyorum.

Aşağıdaki soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız!

1. Faris, Münir’le konuşmasından bu yana ne yaptı?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2. Kim altı aydan beri Ankara’da yaşıyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Münir, Ankara’nın her tarafını gezebilmiş mi?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Münir, Ankara’yı nasıl geziyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Polis Akademisi, yabancı öğrencileri nasıl gezdiriyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

6. Polis Akademisi, yabancı öğrencileri ne zaman Ankara Kalesi’ne götürdü?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

7. Ankara Kalesi ne zaman yapılmış?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Ankara Kalesi kimin tarafından yapılmış?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

9. Ankara Kalesi, Ankara’nın hangi semtinde bulunuyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

10. Ankara Kalesi’nde ne zaman çok turist vardı?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

11. Ankara Kalesi içinde yemek yenebilir ve bir şey içilebilir mi?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

12. Ankara Kalesine giden bir kişi nereden hediyelik eşya alabilir?

………………………………………………………………………………………………………………………

13.  Ankara’nın yeni semtleri ne zaman yapılmış?

………………………………………………………………………………………………………………………

14. Polis Akademisi, Ankara’nın hangi semtinde bulunuyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

15. Niçin Büyükelçilikler ve bazı konsolosluklar Ankara’da bulunmaktadır?

………………………………………………………………………………………………………………………

16. Kime göre, Ankara’nın ulaşım sistemi iyidir?

………………………………………………………………………………………………………………………

17. Ankara’da kaç çeşit ulaşım aracı vardır?

………………………………………………………………………………………………………………………

18. Ankara’da hangi ulaşım araçları vardır?

………………………………………………………………………………………………………………………

19. Türkler minibüse hangi adı vermişlerdir?

………………………………………………………………………………………………………………………

20. Belediye otobüslerine nasıl biniliyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

21. Özel Halk otobüslerine ve minibüslere nasıl biniliyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

22. Faris, niçin bir an önce Ankara’yı görmek istiyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

23. Münir, Faris’e Ankara’yı gezmek için ne tavsiye ediyor?

………………………………………………………………………………………………………………………

24. Münir’in ne kadar tatili var?

………………………………………………………………………………………………………………………

25. Münir’in on günlük tatili ne zaman?

………………………………………………………………………………………………………………………

26. Faris, Münir’e ne zaman telefon edecek?

………………………………………………………………………………………………………………………

27. Faris, Türkiye’ye geldiğinde Münir ne yapacak?

………………………………………………………………………………………………………………………

28. Siz Ankara’da hangi ulaşım araçlarını kullanıyorsunuz?

………………………………………………………………………………………………………………………

 

Aşağıdaki alıştırmaları örnekteki gibi yapınız!

Örnek: O kadar………………………………… ki (öyle ki)

Otobüs çok hızlı gidiyordu. O kadar ki, (Öyle ki) durmayıp ağaca çarptı.  
Otobüs o kadar hızlı gidiyordu ki, duramayıp ağaca çarptı.

Hava çok sıcaktı. O kadar ki, kimse dışarı çıkmak istemiyordu. 
Hava o kadar sıcaktı ki, kimse dışarı çıkmak istemiyordu.

 

1. Jale pastayı çok seviyordu. O kadar ki, bütün bir pastayı yedi.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2. Amcamın boyu çok uzundu. O kadar ki, arabasına çok zor biniyordu.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Sabah saatlerinde metro çok kalabalıktı. O kadar ki, metroya bindiğimde oturacak yer bulamadım.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Sınav çok zordu. O kadar ki, soruların yarısını cevaplayamadım.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Vakit çok geçti. O kadar ki, eve dönmek için hiçbir ulaşım aracı bulamadık.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

6. Bütün gün çok çalıştım. Çok yorgundum. O kadar ki, eve gelince hiçbir şey yemeden yattım.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

7. Film çok sıkıcıydı. O kadar ki, film boyunca seyircilerin yarısından fazlası uyudu.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Konferans salonu çok gürültülüydü. O kadar ki, konuşmacının ne dediği anlaşılmıyordu.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

9. Dün gece rüzgâr o kadar şiddetli esti. O kadar ki, bazı evlerin çatısı uçtu.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

11. Gezdiğimiz müze çok büyüktü. O kadar ki, onu gezmek için tam üç gün harcadık.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

12. Dedemin hafızası çok güçlüydü. O kadar ki, tanıştığı bir insanı bütün özellikleriyle hatırlardı.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

 

Aşağıdaki alıştırmaları örnekteki gibi yapınız!

dığı…………. a (e) göre

Örnek:  Televizyon dedi. Buna göre, havalar daha da ısınacakmış. 

Televizyon dediğine göre, havalar daha da ısınacakmış.

 

1. Komşumuz söyledi. Buna göre, yirmi yıl önce bizim evin karşısında büyük bir park varmış.

………………………………………………………………………………………………………………………

2. Bilim insanları açıkladı. Buna göre, önümüzdeki otuz yılda dünyanın ısısı 2 derece artacakmış.

………………………………………………………………………………………………………………………

3. Büyükannem anlattı. Buna göre, onların zamanında televizyon yokmuş.

………………………………………………………………………………………………………………………

4. Gazeteler yazıyor. Buna göre, banka soyguncuları dün akşam yakalanmış.

………………………………………………………………………………………………………………………

5. Hatırlıyoruz. Buna göre, arkadaşımız üçüncü katta oturuyor.

………………………………………………………………………………………………………………………

 

Sebep bildiren ifadeler

Sebebiyle (nedeniyle)       (normal sebep)                              
Sayesinde (olumlu sebep) 
Yüzünden (olumsuz sebep)

Örnek:
Bayram sebebiyle mağazamız kapalıdır.
Bayram sayesinde satışlarımız arttı, son günlerde çok para kazandık. 

 Yolda trafik vardı. Bu yüzden geç kaldık. (Trafik yüzünden geç kaldık)

1.  Kar ……………………………………okullar tatil edildi.

2. İngilizce………………………………daha çabuk bir iş buldum.

3. Hastalık……………………………… çok hasta oldu ve on gün işe gelemedi.

4. Arkadaşlarım ………………………….birçok yeni şey öğrendim.

5. Yolda çalışma……………sokağımız yarından itibaren bir gün süreyle araç trafiğine kapalı olacaktır.

6. Kötü arkadaşları……………………….hapse girdi.

7. Yanlış anlaşılma………………………iki kişi kavga etti.

8. İnatçılığı……………………………….birçok fırsatı kaçırdı.

Paralellik ifadesi

-in yanı sıra , -in yanında, - in dışında (ad)   
Örnek:
Matematiği çok seviyor. Bunun yanı sıra, edebiyatı da seviyor. 
Matematiğin yanı sıra edebiyatı da seviyor.

-masının yanı sıra, -mesinin yanı sıra (fiil)
Örnek:
Mimarlık yapıyor. Bunun yanı sıra, bir müzik grubunda gitar çalıyor. 
Mimarlık yapmasının yanı sıra, bir müzik grubunda gitar çalıyor.

 

1.  Sporla ilgileniyor. Bunun yanı sıra, müzikle de ilgileniyor.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2. Bazı arkadaşlarımız Arapça biliyorlar. Bunun yanı sıra, İngilizce de biliyorlar.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Ece pul biriktiriyor. Bunun yanı sıra, yıldız falıyla ilgileniyor.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Kız kardeşim piyano çalıyor. Bunun yanı sıra, hafta sonu müzik dersleri veriyor.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Avrupa’ya yaptığımız son gezide Almanya ve Belçika’yı gezdik. Bunun yanı sıra, Fransa’yı da gezdik.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

6. Kız arkadaşımın mezuniyet törenine annesi ve babası geldi. Bunun yanı sıra, teyzesi de geldi.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

7. İstanbul’da düzenlenen zirveye Afrika ülkeleri katıldı. Bunun yanı sıra, Asya’dan da beş ülke katıldı.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Fatih bizimle geziye gelemeyecek. İzin alamamış. Bunun yanı sıra, pasaportunun süresi dolmuş.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

9. Türk müziği alanında beste yapıyor. Bunun yanı sıra, yaptığı besteleri seslendiriyor.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

10. Tavla, dama oyunlarını biliyorum. Bunun yanı sıra, her tür kâğıt oyununu da bilirim.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

11. Bir özel hastanede psikiyatrist olarak çalışıyor. Bunun yanı sıra, Bir şirketin danışmanlığını da yapıyor.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

 

a-ı                   …dıkça     ………..tıkça            yazmak ……yazdıkça

 e-i                  …dikçe      ……….tikçe         gelmek ……   geldikçe

o-u                   ..dukça     ……….tukça          okumak……  okudukça     
ö-ü                   ..dükçe     ………tükçe           görmek……   gördükçe

Örnek: Şehir merkezinde konser vardı. Zaman geçiyordu. Şehir merkezindeki kalabalık artıyordu. 
Zaman geçtikçe şehir merkezindeki kalabalık artıyordu.

Aşağıdaki alıştırmaları yukarıdaki örnekteki gibi yapınız!

1. Havalar ısınıyor. İnsanlar daha fazla dışarı çıkmak istiyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

2. Dolar yükseliyor. Akaryakıt fiyatları artıyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. İnsan öğreniyor. Daha fazla öğrenmek istiyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Ben kaçıyorum. Köpek beni kovalıyor.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Gün geçiyor. Çevremizi daha fazla kirletiyoruz.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Lütfen aşağıdaki boşlukları uygun biçimde doldurunuz!

     O gün  onunla  iş………… çıktık……...…. sonra alış veriş yap…..….  için anlaşmıştık. Saat altıya beş …….. bizim şirket………. ön………. Buluşacaktık. Ben anlaştığımız ………..  saat altıya beş………..şirket…..  ön……… bekleme………  başladım. Dakikalar geçmişti ama o hala gelmemişti.  Açıkçası biraz o…..….. kızma……… başlamıştım. Madem ki gelmeyecekti en azından  bana haber verebilirdi. Bir yandan gelen geçen…………. diğer …..............kolumda……. saat….. bakıyordum. Bir saat…..….. fazla beklemiştim. Beklemek…….... hem yorulmuştum  hem de sinirlerim yıpranmıştı. Cep   telefonlarının olduğu bir devir…….. böyle bir sorumsuzluk kabul edilebilir bir şey değildi. Havanın sıcak olduğu yetmiyormuş gibi cadde……..…  kalabalık ben…..….iyi……. rahatsız ediyordu. Karar vermiştim alış veriş yap………….. eve dönecektim. Tam yürüme……… başladığım  sırada birisi bana çarptı. Aman Allah’ım! O da kimdi öyle? Karşım……….      çok güzel bir kız  duruyordu. O  gün………  kadar  böyle güzel bir kız  görmemiş………. . Çarptığı …………...  ben ….…… özür dileme…………. başladı. Birden bire bütün sinirim dağılmıştı. Nedense ona kanım ısınmıştı.   Gayri ihtiyari aynı istikamette ( yönde ) yürümeye başladık. Bir iki dakika hiç konuş…………….…..yürüdük. İlk önce ben ona ad………… sordum. Sonra o bana sordu. Böylece tanış……….... olduk. O günden ……….….beraberiz ve iki yıl…….…evliyiz. Şimdi diyorum ki iyi bari o gün o arkadaşım gelmemiş ve ben eşimle tanış….……… .O gün arkadaşım niçin mi gelmemiş? Belki merak ediyorsunuzdur. Benim yan……………..gelirken yolda bir kapkaççı onun çanta………... ve cep telefon……..…… çalmış. Bunun …….……bana haber verememiş. Daha sonra cüzdan….…. ve telefon…………..bulunmuş ve ona teslim edilmiş .

Aşağıdaki konuşmada boş bırakılan yerleri uygun bir şekilde tamamlayınız!

                                                                           Belediye Otobüsünde

Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….  
Yaşlı Beyefendi:- Zahmet oldu evladım. Yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim.   
Hu sen: -………………………………………………………………………………………………     
Yaşlı Beyefendi:- Okuyor musunuz evladım?  (1)                                                             
 Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….    
Yaşlı Beyefendi:- Gözleriniz çekik. Türk müsünüz yoksa başka ülkeden misiniz?   (2)         
 Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….   
Yaşlı Beyefendi:- Ne kadardır Türkiye’desiniz?  (3)                                                   
Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….   
Yaşlı Beyefendi:- Nerede okuyorsunuz?  (4)                                               
 Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….
Yaşlı Beyefendi:- Evladım ülkenizde ne iş yapıyorsunuz?    (5)           
 Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….
Yaşlı Beyefendi:- Nerede Türkçe öğreniyorsunuz? Türkçe öğrenmeye başlayalı ne kadar oldu?    (6)   
 Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….    
Yaşlı Beyefendi:-  Çok iyi, bu kadar zamanda çok iyi öğrenmişsiniz! Türkiye’de ne kadar kalacaksınız?
 (7)   
 
Hu sen: -…………………………………………………………………………………………….         
Yaşlı Beyefendi:- Yüksek lisansınızı bitirdikten sonra ne yapacaksınız?
 (8)                                 
 
Hu sen: -……………………………………………………………………………………………….
Yaşlı Beyefendi:-  Ülkenize döndükten sonra ne yapacaksınız?  (9) 

 Hu sen: -…………………………………………………………………………………………………. Y
aşlı Beyefendi
:-Çin’in nüfusu ne kadar oldu? Ben (1.200.000.000) bir milyar iki yüz milyon olarak hatırlıyorum.(10)
  
Hu sen: -………………………………………………………………………………………………….
Yaşlı Beyefendi:- Evladım! Ben bir durak sonra ineceğim. Düğmeye basabilir misiniz?(11) 

 Hu sen: -……………………………………………………………………………………………….
Yaşlı Beyefendi:- Çok teşekkür ederim evladım! Sizi tanıdığıma memnun oldum. Allah işinizi rast getirsin!

Aşağıdaki soruları yukarıdaki konuşmaya göre cevaplayınız!

 

1. Bu konuşma nerede ve kimler arasında geçiyor?

………………………………………………………………………………………

2. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e niçin teşekkür ediyor?

……………………………………………………………………………..

3. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, oku………………………….………………………………………….soruyor.(1)

4. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, Türk ol…………………………………………………………soruyor.(2)

5. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?  

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, ne kadar………………………………………………….…………..soruyor.(3)

6. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, nerede oku…………………………………………..………….……soruyor.(4)

7. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e , ülke………………………………………..……………soruyor.(5)

8. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, nerede ……ve Türkçe öğrenmeye baş………… ne kadar …………soruyor.(6)

9. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e Türkiye’de ne kadar……………………………………………………………… soruyor.(7)

10.Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e,  Yüksek lisans…………bitirdikten sonra ne ………………………….…………soruyor.(8)

11. Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, ülke………..döndükten sonra ………………..………………………….………soruyor.(9)

12.  Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, Çin’in nüfusu ne ………………………….…………………………………soruyor.(10)

12.  Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e ne soruyor?

Yaşlı Beyefendi, Hu Sen’e, düğmeye …………………………………………..………………………….soruyor.(11)

 

Şart ifadeleri

1   - mek (mak) şartıyla (çekilmemiş fiil)

Örnek: Yabancı dil öğrenilebilir. Her gün iki saat çalışmak şarttır.                 
   Her gün iki saat çalışmak şartıyla  yabancı dil öğrenilebilir.

Aşağıdaki alıştırmaları örnekteki gibi yapınız!

1. İstanbul’a beş (5)  saatte gidilebilir. Saatte doksan (90) kilometre hızla gitmek şarttır.

 ………………………………………………………………………………………….

2. Yurt dışına gidilebilir. Pasaport almak şarttır.

…………………………………………………………………………………………….

3. Otobüse binilebilir. Parasını ödemek şarttır.

…………………………………………………………………………………………….

2. - mesi şartıyla   -ması şartıyla (çekilmiş fiil)

(benim)          - mem (mam) şartıyla (koşuluyla)                                                                                       
 (senin)            - men (man) şartıyla (koşuluyla)   
 (onun)             - mesi (ması) şartıyla (koşuluyla)   
 (bizim)             - memiz (mamız) şartıyla (koşuluyla) 
(sizin)               - meniz (manız) şartıyla (koşuluyla)                                                                           
(onların)          - meleri (maları) şartıyla (koşuluyla)   

Örnek:  O, sizi affedebilir. Ama ondan özür dileyeceksiniz. Bu sizin için şarttır.
Ondan özür dilemeniz şartıyla  o, sizi affedebilir.    

1. Size arabamı ödünç veriyorum. Ama onu pazartesi günü geri vereceksiniz. Bu sizin için şarttır.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

2. Bir ayda üç kilo verebilirsin. Ama her gün bir saat yürüyüş yapacaksın. Bu senin için şarttır.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

3. Öğrenciler kütüphanemizden yararlanabilirler. Ama üye olacaklar. Bu onlar için şarttır.

………………………………………………………………………………………………………………………

4. Avrupa ülkelerine gidebiliriz. Ama vize alacağız. Bu bizim için şarttır.

……………………………………………………………………………………………………………………

5. Bana bir iş teklif ettiler. Ama hafta sonu çalışacağım. Bu benim için şarttır.

……………………………………………………………………………………………………………………

6. Kuzey Kıbrıs’a pasaportsuz gidebilir. Ama aynı gün dönecek. Bu onun için şarttır.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Yaşadığı Şehri Tanıtma Örnek Metin

                                                                    Yaşadığım Şehir

      Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olan Ankara, Türkiye’nin ortasındadır. Denizden yüksekliği ortalama 850 metredir. Ankara, yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Ankara’nın M.Ö 2000 yılı civarında Hititler döneminde kurulduğu düşünülmektedir. Rivayetlere göre, Ankara’nın adı, ” Ankyra ” yani gemi çapasından gelmektedir.  Bu ad daha sonra “ Engürü”ye dönüşmüş, günümüzde de Ankara olmuştur. Ankara,  Frigyalılar, Lidyalılar, Persler, Galatlar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Moğollar, Osmanlıların egemenliği altında kalmıştır. 13 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından çok kısa bir süre önce başkent olmuştur. Ankara, doğuda; Kırıkkale, Kırşehir batıda; Eskişehir güneyde Konya; kuzeyde ise Bolu ve Çankırı illeriyle çevrilmiştir. Ankara, 25.437 (yirmi beş bin dört yüz otuz yedi) km² (kilometre kare) ile yüzölçümü açısından Türkiye’nin üçüncü büyük ilidir. Nüfus bakımından ise 4.466.756 kişi ile Türkiye’nin ikinci büyük kentidir.  Ankara’nın çevresinde dağlar, yaylalar ve ovalar bulunmaktadır. Türkiye’nin en büyük ırmaklarından biri olan “ Kızılırmak”  Ankara’dan geçmektedir. Tuz gölü, Mogan ve Eymir gölleri, Ankara ilinin sınırları içindedir. Ankara’nın iklimi kara iklimidir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçmektedir. Kışın yılda en az birkaç kez kar yağmaktadır. Kış aylarında sıcaklık (-) sıfırın altında 25 derecelere düşmektedir. Yaz aylarında ise sıcaklık 35 derece civarındadır. Başkent olduğu için, Türkiye’nin merkezi yönetimi Ankara’dadır. Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlıklar, Genelkurmay Başkanlığı, Kara,  Hava ve Deniz Kuvvetlerinin Komutanlıkları, Kamu Kurumları, Yüksek Mahkemeler, Büyükelçilikler, Konsolosluklar, Uluslararası Kuruluşların Temsilcilikleri, Türkiye’nin önemli devlet ve özel üniversiteleri, devlet ve üniversite hastaneleri Ankara’da bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu, Opera, Senfoni Orkestrası, Devlet Tiyatroları, Araştırma Enstitüleri de Ankara’dadır. Sosyal ve kültürel etkinlikler açısından Ankara, oldukça zengin bir kenttir. Ulusal ve uluslararası birçok kongre, sempozyum, zirve ve sergiler Ankara’da yılın her mevsiminde çeşitli kongre merkezleri ve sergi saraylarında yapılmaktadır.  Ankara’nın ekonomisi, tarım ve hayvancılığa dayanır. Diğer yandan, Ankara büyük bir sanayi bölgesine sahiptir. Türkiye’nin ihracatının bir bölümü Ankara’dan yapılmaktadır. Ankara’nın armudu, dutu, keçisi ve kedisi meşhurdur. Türkiye’nin her yerinde bilinen “Misket” ve “ Fidayda” veya “ Hüdayda” adlı oyun havaları Ankara’ya özgü oyunlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarı olan “Anıtkabir” aynı zamanda bir müze niteliği taşımaktadır. Ankara’nın ulaşımı metro, otobüs, minibüs (dolmuş) ve taksi ile sağlanmaktadır. Dört metro hattı, iki teleferik hattı, yüzlerce otobüs ve minibüs hattıyla günde yüzbinlerce Ankaralının ulaşımı sağlanmaktadır. Ankara, Türkiye’nin merkezinde olması sebebiyle ülkenin her tarafına ulaşım imkânı bulunmaktadır. Günde on binlerce yolcuyu taşıyan binlerce otobüsün hareket, mola veya geçiş noktası olan ve AŞTİ adıyla bilinen büyük bir otobüs terminali, karayolu taşımacılığı için önem arz etmektedirHavayolu taşımacılığı açısından Ankara’da Esenboğa havalimanı ulusal ve uluslararası uçuşların gerçekleştirilmesini sağlamaktadırDemiryolu taşımacılığı Ankara’daki biri, yüksek hızlı tren (YHT) diğeri, normal trenler için olan iki tren garı aracılığıyla yapılmaktadır.Yıllar itibarıyla gelişen ve yeşil alan bakımından, Türkiye’nin kişi başına en fazla yeşil alana ve parklara sahip kentlerinden biri olan Ankara, her yıl artan sayıda yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapmaktadır. Ankara mutfağı ve yöresel yemekleri, yemekle ilgilenen yerli ve yabancı turistlere değişik tatlar sunmaktadır.   


Şart ifadeleri

Yazmak  (Şimdiki zaman)

         Olumlu

Olumsuz

Ben yazıyorsam

Ben yazmıyorsam

Sen yazıyorsan

Sen yazmıyorsan

O yazıyorsa

O yazmıyorsa

Biz yazıyorsak

Biz yazmıyorsak

Siz yazıyorsanız

Siz yazmıyorsanız

Onlar yazıyorlarsa

Onlar yazmıyorlarsa

 

Yazmak (Gelecek zaman)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben yazacaksam

Ben yazmayacaksam

Sen yazacaksan

Sen yazmayacaksan

O yazacaksa

O yazmayacaksa

Biz yazacaksak

Biz yazmayacaksak

Siz yazacaksanız

Siz yazmayacaksanız

Onlar yazacaklarsa

Onlar yazmayacaklarsa

 

 

Yazmak  (Geniş zaman)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben yazarsam

Ben yazmazsam

Sen yazarsan

Sen yazmazsan

O yazarsa

O yazmazsa

Biz yazarsak

Biz yazmazsak

Siz yazarsanız

Siz yazmazsanız

Onlar yazarlarsa

Onlar yazmazlarsa

Yazmak (Bilinen Geçmiş zaman)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben yazdıysam

Ben yazmadıysam

Sen yazdıysan

Sen yazmadıysan

O yazdıysa

O yazmadıysa

Biz yazdıysak

Biz yazmadıysak

Siz yazdıysanız

Siz yazmadıysanız

Onlar yazdılarsa

Onlar yazmadılarsa

 

 

Yazmak (Öğrenilen Geçmiş zaman)

         Olumlu

Olumsuz

Ben yazmışsam

Ben yazmamışsam

Sen yazmışsan

Sen yazmamışsan

O yazmışsa

O yazmamışsa

Biz yazmışsak

Biz yazmamışsak

Siz yazmışsanız

Siz yazmamışsanız

Onlar yazmışlarsa

Onlar yazmamışlarsa

 

 

Yazmak (Şart Kipi Geçmiş Zamanın Hikâyesi )

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben yazsaydım

Ben yazmasaydım

Sen yazsaydın

Sen yazmasaydın

O yazsaydı

O yazmasaydı

Biz yazsaydık

Biz yazmasaydık

Siz yazsaydınız

Siz yazmasaydınız

Onlar yazsalardı

Onlar yazmasalardı

Olmak (Şart kipi)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben olsam

Ben olmasam

Sen olsan

Sen olmasan

O olsa

O olmasa

Biz olsak

Biz olmasak

Siz olsanız

Siz olmasanız

Onlar olsalar

Onlar olmasalar

 

Olmak (Şart kipinin Hikâyesi)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben olsaydım

Ben olmasaydım

Sen olsaydın

Sen olmasaydın

O olsaydı

O olmasaydı

Biz olsaydık

Biz olmasaydık

Siz olsaydınız

Siz olmasaydınız

Onlar olsalardı

Onlar olmasalardı

 

Olmak (Şimdiki Zaman)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben oluyorsam

Ben olmuyorsam

Sen oluyorsan

Sen olmuyorsan

O oluyorsa

O olmuyorsa

Biz oluyorsak

Biz olmuyorsak

Siz oluyorsanız

Siz olmuyorsanız

Onlar oluyorlarsa

Onlar olmuyorlarsa

 

 

Olmak (Geniş Zaman)

         Olumlu

Olumsuz

Ben olursam

Ben olmazsam

Sen olursan

Sen olmazsan

O olursa

O olmazsa

Biz olursak

Biz olmazsak

Siz olursanız

Siz olmazsanız

Onlar olurlarsa

Onlar olmazlarsa

 

Olmak (Gelecek Zaman)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben olacaksam

Ben olmayacaksam

Sen olacaksan

Sen olmayacaksan

O olacaksa

O olmayacaksa

Biz olacaksak

Biz olmayacaksak

Siz olacaksanız

Siz olmayacaksanız

Onlar olacaklarsa

Onlar olmayacaklarsa

 

Olmak (Geniş Zamanın Hikâyesi)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben olurdum

Ben olmazdım

Sen olurdun

Sen olmazdın

O olurdu

O olmazdı

Biz olurduk

Biz olmazdık

Siz olurdunuz

Siz olmazdınız

Onlar olurlardı

Onlar olmazlardı


 

Olmak (Öğrenilen Geçmiş Zamanın şartı )                       Olmak (Gelecek zamanın Hikayesi)

 

         Olumlu

Olumsuz

Ben olmuşsam

Ben olmamışsam

Sen olmuşsan

Sen olmamışsan

O olmuşsa

O olmamışsa

Biz olmuşsak

Biz olmamışsak

Siz olmuşsanız

Siz olmamışsanız

Onlar olmuşlarsa

Onlar olmamışlarsa

         Olumlu

Olumsuz

Ben olacaktım

Ben olmayacaktım

Sen olacaktın

Sen olmayacaktın

O olacaktı

O olmayacaktı

Biz olacaktık

Biz olmayacaktık

Siz olacaktınız

Siz olmayacaktınız

Onlar olacaklardı

Onlar olmayacaklardı



Şart (koşul) ifadeleri 1

1.  …………………………..(geniş zaman şart kipi)  ….. ,      ………………….(Gelecek zaman)……………….       

                                                   1                                                                                    2                                                                                 

Örnek: (Eğer) (Şayet) Yarın hava güzel (olmak) olursa, parkta yürüyüş yapacağım.

                                                                             1                                        2

(Eğer) (Şayet) Bir gün zengin olursam, çevremdeki bütün fakirlere yardım edeceğim.

                                                                                                                                          2

(Eğer) (Şayet) Bir otelde yer (bulabilmek)  bulabilirsek, bayram tatilimizi Antalya’da geçireceğiz.

                                                                  1                                                                      2

Dışarıya çıkacağım. (Eğer) (Şayet) Hava soğuksa, (olmak) paltomu ve atkımı alacağım.

                                                                                  1                                                   2

(Eğer) (Şayet) Üniversiteyi ( bitirebilmek) bitirebilirse, babası ona araba alacak.

                                                               1                                        2

(Eğer) (Şayet) Ezgi iş yerinden izin (alabilmek) alabilirsebugün işten bir saat erken çıkacak.

                                                                           1                                                             2

(Eğer) (Şayet) Milli Piyango’dan bana büyük ikramiye (çıkmak) çıkarsaönce kendime güzel bir ev alacağım.

                                                                                                          1                                                               2

(Eğer) (Şayet) Evde un (olmak) varsa, annem, kardeşime ve bana kakaolu kek yapacak.

                                                           1                                                                                   2

Aşağıdaki cümleleri yukarıdaki  örneklerdeki gibi tamamlayınız!

1. (Eğer) (Şayet) Biraz daha hızlı (yürümek)…………… …, randevumuza geç kalmayacağız.

2. (Eğer) (Şayet)  Bu akşam zamanım (olmak)………………………..………., size uğrayacağım.

3. (Eğer) (Şayet) Orhan vize (alabilmek)……………………………………….., Amerika’ya gidecek.

4. (Eğer) (Şayet)  Telefonumu tamirci tamir (edememek)…… …, yenisini almak zorunda kalacağım.

5. (Eğer) (Şayet) O, on dakikaya kadar (gelmemek)…… …………, yemeğe onsuz başlayacağız.

6. (Eğer) (Şayet) O, benden özür (dilemek)………………………………………, onu affedeceğim.

7. (Eğer) (Şayet) Beni (dinlemek)………………… ………, sana çok önemli şeyler anlatacağım.

8. (Eğer) (Şayet) Ödevlerini (yapmak)…………………… …, arkadaşlarınla çıkabileceksin.

9. (Eğer) (Şayet) Uçakta yer (bulamamak)……………… ….., mecburen otobüsle gideceğiz.

10. (Eğer) (Şayet) O, benden özür (dilememek)…………… …, onu asla affetmeyeceğim.

11. (Eğer) (Şayet) Bu kitabı okumak( istemek)………… …,size onu hediye edeceğim.

12. (Eğer) (Şayet) Bir daha bana (kızmak)……… ……., seninle konuşmayacağım.

13. (Eğer) (Şayet) Sana anlattıklarımı başkasına (söylemek)…….,,  bir daha seninle konuşmayacağım.

14. (Eğer) (Şayet) Biraz daha böyle konuşmaya devam (etmek)………… ….., hepimizi ağlatacaksın.

15. On dakika daha bekleyeceğiz. (Eğer) (Şayet) Otobüs (gelmemek)…………….,eve taksiyle döneceğiz.

16. Kardeşim biraz hasta. (Eğer) (Şayet) bir haftaya kadar (iyileşmek)………………bizimle geziye gelecek.

17. Bu kış yeteri kadar yağış olmadı. (Eğer) (Şayet) İlk baharda yağmur (yağmamak)……….., yazın su sıkıntısı çekeceğiz.

18. (Eğer) (Şayet) Uçak zamanında (kalkmamak)…………………………., gideceğimiz yere gecikmeli(rötarlı) varacağız.

19. En sevdiğim sanatçının gelecek ayın 20’sinde Ankara’da konseri var. Bu konsere mutlaka bir bilet bulmam lazım. (Eğer) (Şayet) Bu bilet (bulamamak)………………..., bu konsere gidemeyeceğim.

20. Akşam saatlerinde kar yağmaya başladı. (Eğer) (Şayet) Kar yağışı sabaha kadar devam (etmek)…………………………, Ankara Valiliği okulları en az bir gün tatil edecek.

21. Sana söz veriyorum. (Eğer) (Şayet) Matematik dersinden iyi bir not  (almak)……………, seni lokantaya götüreceğim.

22. (Eğer) (Şayet) Çocuğunuz iyi bir eğitim(almak)…………… …., ileride çok iyi bir iş bulabilecek.

23. (Eğer) (Şayet) Randevu (alabilmek)…………………….., yarın öğleden sonra doktora gideceğim.

24. (Eğer) (Şayet) Çocuğu erkek (olmak)…………………………, ona babasının adını koyacakmış.

25. (Eğer) (Şayet) Bu tabloları da (Bitirebilmek)……………….., gelecek ay bir resim sergisi açacağım.

   Şart (koşul) ifadeleri 1                  (Geniş zamanın hikâyesi)

1.  ……………(şart kipinin hikayesi )  ….. ,      …(Gelecek zamanın hikayesi )……………….       

                                                   1                                                                                    2                                                                                 

Örnek: (Eğer) (Şayet) Dün hava güzel (olmak) olsaydı,  parkta yürüyüş yapacaktım.

                                                                             1                                        2

(Eğer) (Şayet) Zengin (olmak)  olsaydım, çevremdeki bütün fakirlere yardım ederdim.

                                                                                                                                    2

(Eğer) (Şayet) Bir otelde yer (bulabilmek)  bulabilseydik, geçen  yıl bayram tatilimizi Antalya’da geçirecektik.

                                                                  1                                                                                                 2

Dışarıya çıkacağım. (Eğer) (Şayet) Hava soğuk olsaydı, (olmak) paltomu ve atkımı alacaktım.

                                                                                  1                                                   2

(Eğer) (Şayet) Geçen  yıl üniversiteyi ( bitirebilmek) bitirebilseydi, babası ona araba alacaktı.

                                                                                                    1                                        2

(Eğer) (Şayet) Ezgi iş yerinden izin (alabilmek) alabilseydidün işten bir saat erken çıkacaktı.

                                                                           1                                                             2

(Eğer) (Şayet) Milli Piyango’dan bana büyük ikramiye (çıkmak) çıksaydıönce kendime güzel bir ev alacaktım.

                                                                                           1                                                   2

(Eğer) (Şayet) Evde un (olmak) olsaydı, dün akşam annem, kardeşime ve bana kakaolu kek yapacaktı.

                                                 1                                                                                 2

(Eğer) (Şayet) Sınavda iki soru daha (yapmak)  yapsaydım, matematikten en iyi notu ben alacaktım.

                                                                                           1                                                              2

(Eğer) (Şayet) Dedem ( yaşamak) yaşasaydı, şimdi yüz yaşında olacaktı.

                                                                                                                        2

(Eğer) (Şayet) Evden biraz daha erken (çıkmak) çıksaydık, randevumuza geçikmeyecektik.

                                                                                       1                                               2

(Eğer) (Şayet) O kadar hızlı (gitmek)  gitmeseydibu kazayı yapmayacaktı.

 

Aşağıdaki cümleleri yukarıdaki  örneklerdeki gibi tamamlayınız!

1. (Eğer) (Şayet) Asansöre (binmek)……………………..………………………, daha çabuk çıkardık.

2. (Eğer) (Şayet)  Hasta (olmamak)………………………………………………, sizinle gelirdim.

3. (Eğer) (Şayet) Can vize (alabilmek)…………………………..…………………….., Fransa’ya gidecekti.

4. (Eğer) (Şayet)  Telefonumu tamirci tamir (edememek)………, yenisini almak zorunda kalacaktım.

5. (Eğer) (Şayet) O, on dakikaya kadar (gelmemek)…………..…, yemeğe onsuz başlayacaktık.

6. (Eğer) (Şayet) O, benden özür (dilemek)…………………………………, onu affedecektim.

7. (Eğer) (Şayet) Beni (dinlemek)……………… ………, sana çok önemli şeyler anlatacaktım.

8. (Eğer) (Şayet) Ödevlerini (yapmak)…………………………………, arkadaşlarınla çıkabilirdin.

9. (Eğer) (Şayet) Uçakta yer (bulamamak)……………… ….., mecburen otobüsle gidecektik.

10. (Eğer) (Şayet) O, benden özür (dilememek)………………..…… …, onu asla affetmeyecektim.

11. (Eğer) (Şayet) Bu kitabı okumak( istemek)……………… ……,size onu hediye edecektim.

12. (Eğer) (Şayet) Bir daha bana (kızmak)………………… …., seninle konuşmayacaktım.

13. (Eğer) (Şayet) Sana anlattıklarımı başkasına (söylemek)………….…………,,  bir daha seninle konuşmayacaktım.

14. (Eğer) (Şayet) Biraz daha böyle konuşmaya devam (etmek)… ….., hepimizi ağlatacaktın.

15. On dakika daha bekleyeceğiz. (Eğer) (Şayet) Otobüs (gelmemek)…….,eve taksiyle dönecektik.

16. Kardeşim biraz hasta. (Eğer) (Şayet) bir haftaya kadar (iyileşmek)…….…bizimle geziye gelecekti.

17. Bu kış yeteri kadar yağış olmadı. (Eğer) (Şayet) İlk baharda yağmur (yağmamak)…………., yazın su sıkıntısı çekecektik.

18. (Eğer) (Şayet) Uçak zamanında (kalkmamak)…………………., gideceğimiz yere gecikmeli(rötarlı) varacaktık.

19. En sevdiğim sanatçının geçen ayın 20’sinde Ankara’da konseri vardı. Bu konsere mutlaka bir bilet bulmam lazımdı. (Eğer) (Şayet) Bu bilet (bulamamak)……………..., bu konsere gidemeyecektim.

20. Akşam saatlerinde kar yağmaya başladı. (Eğer) (Şayet) Kar yağışı sabaha kadar devam (etmek) ....................... 

Ankara Valiliği okulları en az bir gün tatil edecekti.

21.(Eğer) (Şayet) Matematik dersinden iyi bir not  (almak)………, seni lokantaya götürecektim.

22. (Eğer) (Şayet) Çocuğunuz iyi bir eğitim(almak)……………., ileride çok iyi bir iş bulabilecekti.

23. (Eğer) (Şayet) Randevu (alabilmek)……………….., dün öğleden sonra doktora gidecektim.

24. (Eğer) (Şayet) Çocuğu erkek (olmak)……………………………, ona babasının adını koyacaktı.

25. (Eğer) (Şayet) Bu tabloları da (bitirebilmek)………….., iki ay önce bir resim sergisi açacaktım.

                                                        Telefonumu evde unutmasaydım !

 

Caner: Merhaba Eren! Nasılsın? Tatiliniz nasıl geçti?

Eren: Merhaba Caner! İyiyim. Hiç sorma! Çok maceralı geçti. O kadar çok şey oldu ki!

Caner: Ne oldu? Anlat bakalım!

Eren: Biliyorsun biz tatile Bodrum’a gidecektik. Ama nereye gittik biliyor musun?

Caner: Nereden bileyim! Sen anlatırsan öğreneceğiz.

Eren: Tatile çıkmadan önce Aylin’le her şeyimizi güzelce hazırladık. Cumartesi günü yola çıkacaktık. O sabah erkenden kalktık. Uçağımız saat 11.00’de kalkacaktı. Kahvaltı yaptıktan sonra valizlerimizi aldık ve aşağıya indik. Havaalanına gitmek için tam taksiye bineceğimiz sırada telefonumu evde unuttuğumu fark ettim. Hemen koşarak yukarı çıktım. Aylin aşağıda beni bekliyordu. Tam kapının önüne geldiğimde evin anahtarını bulamadım. Evden çıkarken kapıyı Aylin kilitlemişti. Anahtar onda kalmış. Anahtarı Aylin’den almak için tekrar aşağıya inmek üzere asansöre bindim. Tam ikinci kata geldiğimizde asansör aniden durdu.

Caner: Asansörde imdat düğmesi var basmadın mı?

Eren: Bastım tabii ki, ama o da çalışmıyordu. Birkaç dakika bekledikten sonra asansörün içinden kapıya vurmaya başladım.

Caner: Duyan olmadı mı?

Eren: Komşulardan biri duymuş, hemen görevliye haber vermiş, kırk beş dakika sonra asansör tamircisi geldi. Çok uğraştı, sonunda kapıyı açabildi.

Caner: Bu arada Aylin ne yapmış?

Eren: Ben hemen dönmeyince endişelenmiş. O da, anahtarın kendisinde olduğunu unutmuş. Asansörün çalışmadığını görünce durumu anlamış.

Caner: Sonra ne oldu?

Eren: Asansörden çıktıktan sonra eve girdik. Telefonumu aldım. Tekrar aşağıya indik. Başka bir taksi çağırdık. Havaalanına doğru yola çıktık. Tam yolun yarısına gelmiştik ki, yolu çalışma nedeniyle kapatmışlar. Başka bir yola girmek zorunda kaldık. O yolda da çok trafik vardı.

Caner: Görüyor musun şanssızlığı!

Eren: Hep böyle şeyler benim başıma gelir. Her yolculuğa çıktığımda mutlaka aksilikler olur.

Caner: Sonra ne oldu?

Eren: Havaalanına vardığımızda saat 11’e çeyrek vardı. Dolayısıyla, uçağı kaçırdık. Daha sonraki uçak saat 16’daydı. Aylin’le ne yapacağımızı şaşırdık. Sonunda, başka bir yere gitmeye karar verdik.

Caner: Çok merak ettim.

Eren: Gerisini sonra anlatayım. Şimdi gitmem lazım.

 

Aşağıdaki soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız!

 

1.  Caner ve Aylin tatile Bodrum’a gittiler mi? Niçin?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

2. Caner, tatile gidecekleri gün evden çıktıktan sonra niçin eve dönmek zorunda kaldı?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

3. Caner, telefonunu evde unuttuğunu ne zaman anladı?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

4. Caner, telefonunu almak için eve gittiğinde Aylin ne yapıyordu?

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

5. Caner eve girebilmiş mi? Niçin?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

6. Caner, telefonunu almak için eve döndükten sonra Aylin’in yanına niçin geç döndü?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

7. Asansör kaçıncı katta durmuş ve Caner asansörde ne yapmış?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Asansör tamircisini Aylin mi çağırmış?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

9. Asansör tamircisi ne zaman gelmiş?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

10 . Caner evden dönmeyince Aylin ne yapmış?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

11. Havaalanı yolunu niçin kapatmışlar?

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

12. Havaalanına niçin geç varmışlar?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

13. Havaalanına vardıklarında saat kaçmış?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

İki gün sonra

Caner: Eee gerisini anlat bakalım!

Eren: Nerede kalmıştık? En son ne demiştim?

Caner: Havaalanında olduğunuzu söylemiştin.

Eren: Evet, uçağı kaçırınca diğer uçağı beklemek zorunda kaldık. Bu arada, Aylin’in aklına başka bir fikir geldi. “Bodrum yerine başka bir yere gidelim” dedi. Zaten otelde yer ayırtmamıştık. Bu fikir benim de aklıma yattı. Çok uzun süredir Karadeniz bölgesine gitmek istiyorduk. Trabzon’da Sümela Manastırı’nı görmek istiyorduk. Trabzon’a gitmeye karar verdik. Hemen havayolu firmasıyla görüştük. Biletin farkını ödedik ve saat 14.00 uçağına bilet aldık. O uçağa bindik ve saat 15.15’te Trabzon havaalanına indik. Bir taksiye binip şehir merkezine gittik. Üç yıldızlı bir otel bulduk ve geceyi orada geçirdik. Ertesi sabah, erkenden kalktık. Otelde kahvaltımız yaptıktan sonra bir araba kiralama firmasından iki günlüğüne bir araba kiraladık.

Caner: Sümela Manastırı kaldığınız otele uzak mıydı?

Eren: Evet, sanıyorum elle kilometre uzaklıktaymış. Ama çok istememize rağmen Sümela Manastırı’nı göremedik?

Caner: Niye? Kapalı mıymış? Restorasyon çalışması mı varmış?

Eren: İkisi de değil. Oraya giderken yolda kaza yaptık.

Caner: Ne! Geçmiş olsun! Nasıl oldu?

Eren: Sağ ol. Benim dikkatsizliğimden oldu. Hava yağışlıydı. Bir gün öncesinde çok yağmur yağmış. Bizim yola çıktığımız zaman tekrar yağmur yağmaya başladı. Aylin bana dikkatli olmamı ve daha yavaş gitmemi söyledi. Ben ona “Bir şey olmaz biliyorsun ben usta bir sürücüyüm. “dedim. Daha yolun ortasına gelmemiştik ki yağış yüzünden kaydık yol kenarındaki bir ağaca çarptık. Dediğim gibi hata bendeydi. Biraz hızlı gidiyordum. Frene bastım ama arabayı durduramadım.

Caner: İnşallah bir şeyiniz yoktur?

Eren: Çok şükür kazayı küçük sıyrıklarla atlattık. Bizi hastaneye götürdüler. Bir gece hastanede müşahede altında kaldıktan sonra ertesi gün çıktık. Hastaneden sonra otele gelip eşyalarımızı alıp Ankara’ya dönmek üzere havaalanına gittik. Bulduğumuz ilk uçağa inip Ankara’ya geldik. Ama Ankara’ya gelinceye kadar tam on iki saat geçti. Normal olarak Trabzon-Ankara arası uçakla bir buçuk saat sürüyor.

Caner: Orada da mı macera yaşadınız?

Eren: Evet, tam Ankara’ya yaklaştığımızda uçağın pilotu Ankara’da çok sis olduğunu ve inemeyeceğimizi anons etti. Uçak Ankara yerine en uygun havaalanına İstanbul’a indi. Tam sekiz saat Ankara’daki sisin kalkmasını bekledik. Ankara’ya indiğimizde gece saat 23.’tü. Eve gelinceye kadar iki saat geçti. Eve geldiğimizde saat gece yarısını geçiyordu. Yorgunluktan ölüyorduk. Hemen yattık. Ertesi gün saat 14’ e kadar uyumuşuz.

Caner: Çok şükür sonunda sağ salim evinize gelebilmişsiniz!

Eren: Evet ama kendimi çok suçluyorum ve Aylin’den çok utanıyorum.

Caner: Olan olmuş üzülme!

Eren: Öyle deme! Hep benim yüzümden oldu. Eğer telefonumu evde unutmasaydım eve dönüp telefonumu almayacaktım. Asansör arızalanmasaydı vakit kaybetmeyecektim. Havaalanına giderken yolda çalışma olmasaydı havaalanına vaktinde varacaktık ve uçağı kaçırmayacaktık. Uçağı kaçırmasaydık Bodrum’a gidecektik.

Caner: Şu an yapılacak bir şey yok, boşuna üzülme!

Eren: Evet haklısın ama duramıyorum işte. Ama en çok yaptığım kazaya üzülüyorum. Aylin’i dinleseydim ve daha yavaş gitseydim kaza yapmayacaktık. Bundan sonra hep Aylin’i dinleyeceğim.

Caner: İyi olur. Bazen insan dalıyor işte.

Eren: Trabzon’dan Ankara’ya dönerken Ankara’da sis olmasaydı uçak İstanbul’a inmeyecekti, evimize çabucak dönecektik ve dinlenecektik.

Caner: Daha önce de başına böyle şeyler gelmişti. Bu sana bir ders olsun. Evden çıkarken şahsi eşyalarını kontrol et, araç kullanırken daha dikkatli ol! Acele etme!

Eren: Başıma ne geliyorsa hep acele etmekten geliyor. Söz veriyorum bunda sonra acele etmeyeceğim ve daha dikkatli olacağım.

Caner: Haydi gel, şu köşede yeni bir kafe açılmış sana bir kahve ısmarlayayım. Benim de sana anlatacaklarım var. Orada rahat rahat konuşuruz.

Aşağıdaki soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız!

1. Uçağı kaçırdıktan sonra kimin aklına nasıl bir fikir gelmiş?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

2.  Niçin biletin farkını ödemişler?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

3. Niçin Trabzon’a gitmek istemişler?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

4 Trabzon’da nerede kalmışlar ve otel nasılmış?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

5. Sümela Manastırı’nı görebilmişler mi? Niçin?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

6. Sümela Manastırı kapalı mıymış?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

7. Sümela Manastırı’na giderken yolda ne olmuş?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

8. Kaza nasıl olmuş ve arabayı Aylin mi kullanıyormuş?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

9. Kazadan sonra nereye gitmişler?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

10. Geceyi nerede geçirmişler?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

11. Caner ve Aylin kazada yaralanmışlar mı?
……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

12.  Ankara’ya neyle ve ne kadar sürede dönmüşler?
 ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

13. Uçak yolculuğu niçin çok uzun sürmüş?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

14. Ankara’da sis olduğunu kim söylemiş?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

15. İstanbul havaalanında Ankara’ya dönmek için neyi beklemişler?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

16. Caner ve Aylin evlerine vardıklarında saat kaçmış?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

17. Caner, bütün bu olanlardan Aylin’i mi suçluyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

18. Eren, Caner’i nereye davet ediyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

19. Niçin hep böyle şeyler Caner’in başına geliyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

20. Caner, neye söz veriyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

21. Eren, Caner’e ne ısmarlayacak?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

 

Şikâyet (Yakınma) ifadeleri

 

Yine mi ben?

 

Hep böyle şeyler benim başıma gelir.

 

Bir türlü başım belâdan kurtulmuyor.

 

Bu kadar insan dururken böyle şeyler hep beni bulur.

 

Bir insan bu kadar (mı) şanssız olur!

 

 

Örnek:

Dün kaldırımda dikkatli bir şekilde yürüyordum. Birden bir motosiklet hızla geldi ve az kalsın bana çarpacaktı. Geçen haftada yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçerken çok hızlı gelen bir araba tam bana çarpacağı zaman çok zor durdu.                                                  

Hep böyle şeyler benim başıma gelir.

Aşağıdaki alıştırmaları yukarıdaki örnekteki gibi yapınız!

1. Duydun mu? Özgür’ü dün işten çıkarmışlar. Geçen hafta arabası kaza yapmıştı. Bu sabah düşüp bacağını kırmış.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

2. Geçen hafta dalgınlıkla kırmız ışıkta geçtiğim için trafik cezası geldi, Dün yine aynı şey oldu. Yine trafik cezası aldım.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

3. Otobüs durağında eve gitmek otobüs bekliyordum. En az otuz kişi vardı. Bir kuş o kadar kişinin içinden benim başıma pisledi. Geçen sene de benzer bir şey olmuştu. Kaldırımda onlarca kişi vardı. Kaldırımda yürürken bir evin penceresinden bir çiçek saksısı tam önüme düştü. Bir saniye sonra düşseydi tam başıma gelecekti.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

4. Çok şanssız olduğumu düşünüyorum. 0 (sıfır) kilometre araba aldım. Daha bir kilometre gitmeden arızalandı. Araba bayisini aradım. Arabanın hatalı olduğunu söyleyip, arabayı değiştireceklerini söylediler. Ama benim aldığım araba ellerinde yokmuş. Üç hafta sonra gelecekmiş.  Aynı gün yeni bir cep telefonu almıştım. Bir gün bile kullanmadan ekranı karardı. Servise götürdüm. Tamir edileceğini ve on gün sonra telefonumu alabileceğimi söylediler.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Filmde bir çocuğun hayatı konu edilmişti. Çocuk doğarken annesi öldü. İki gün sonra babası bir trafik kazasında öldü. Çocuğun dedesinin evi yandı

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

  İstek İfadeleri

Yazmak 

         Olumlu

Olumsuz

         Olumlu soru

Olumsuz soru

Ben yazayım

Ben yazmayayım

Ben yazayım mı?

Ben yazmayayım mı?

Sen yazasın

Sen yazmayasın

Sen yazasın mı?

Sen yazmayasın mı?

O yaza

O yazmaya

O yaza mı?

O yazmaya mı?

Biz yazalım

Biz yazmayalım

Biz yazalım mı?

Biz yazmayalım mı?

Siz yazasınız

Siz yazmayasınız

Siz yazasınız mı?

Siz yazmayasınız mı?

Onlar yazalar

Onlar yazmayalar

Onlar yazalar mı?

Onlar yazmayalar mı?

 

Örnek: 

Mustafa:- Gideceğimiz yer uzak. Yürüyerek gidemeyiz. Bu saatte toplu taşım aracı bulamayız

Şakir:- O zaman gel bir taksiye binelim!

Elif:- Bugün yemek yapmak istemiyorum. Bu akşam dışarıda yiyelim mi?

Ümit:-  Tabii ki epeydir dışarda yememiştik. Çok iyi olur.

Ceyhun:- Sabahtan beri çalışıyorum. Hiç ara vermedim. Gözlerim ağrıdı. Çıkıp biraz dolaşayım, hava alayım!

Ceren:-  Çık ama dışarıda çok kalma, hava biraz soğuk sonra üşütürsün.

Hasan:- Alış veriş merkezlerinde indirim başlamış. Hemen gidelim, indirimden yararlanalım!   
Arzu:-   Yanlış biliyorsun. İndirimler üç gün sonra başlayacak. O gün gidelim!

Şengül:- Kilo vermiyorum. Ne yapayım acaba?   
Berk:- İstersen bir diyetisyene danış! O sana bir yol gösterebilir.

Cevdet:- Daha çok yolumuz var. Çok yoruldum. Biraz mola verelim mi
Adnan:- Ben de aynı şeyi söyleyecektim. Hemen bir benzin istasyonu bulup dinlenelim.

Onur:-  Ankara’ya yeni bir park açılmış. Gidelim mi ne dersin?                                                                          
Erkan:-Ben geçenlerde gittim Pek hoşuma gitmedi. Çok kalabalık adım atacak yer yoktu.

Genç:- Teyzeciğim size yardım edeyim mi?                                                                                                                                                       
Yaşlı kadın:- Sağ ol evladım. Elimden tut, beni karşıya geçir!

Ege:- Size bir şey söyleyeyim mi?                                                                                          
Anne-babası:- Söyle bakalım!                                                                                                                                             
Ege:- Kızmayın ama!              
Anne-babası:- Söz veriyoruz kızmayacağız.                                                                                                                                
Ege:- Arabayı sizden habersiz aldım ve kaza yaptım, bana bir şey olmadı ama arabanın durumu çok kötü.     
Anne-babası:- Ne!? Allah cezanı vermesin!
Ege:-
 Kızmayacağınıza söz vermiştiniz ama!                                                                                                                                            
Anne-babası:- Neyse olan olmuş?    
Ege:- Evet, olmuşla ölmüşe çare yok. Bir araba daha alırsınız. Bu kadar basit!  
Anne-babası:- Küstah çocuk!                                                                                     

Emir İfadeleri

Yazmak 

         Olumlu

Olumsuz

         Olumlu soru

Olumsuz soru

(Sen) yaz!

Sen yazma!

                      X

                 X

(O )yazsın!

O yazmasın!

O yazsın mı?

O yazmasın mı?

(Siz) yazın(ız)!

Siz yazmayınız!

                     X

                X

(Onlar) yazsınlar!

Onlar yazmasınlar!

Onlar yazsınlar mı?

Onlar yazmasınlar mı?

 

Örnekler:

Nazlı Hanım:-Kardeşine söyle! Ödevini yapsın!    
Ece:- Anne istersen sen söyle o beni dinlemez. 
Öğretmen:- İçeri girmeden önce kapıyı çalınız!                                                                                                          Öğrenciler:- Öğretmenim! Kapı açıksa ne yapalım?

Öğretmen:- O zaman çalmayın tabii ki.Kapalı alanlarda sigara içmeyiniz
Bir anons:- Sayın yolcularımız! Otobüsümüzün ön tarafındaki koltukları lütfen engelli, yaşlı, hamile, çocuklu kadınlar ve gazilere veriniz!
1.Genç yolcu:- Duydun mu bize söylüyorlar. Yanlış yere oturmuşuz. Kalkalım hemen, bak burada çocuklu bir kadın var, o otursun!

2. Genç yolcu:- Evet, haklısın! Hemen kalkalım!
Polis:- Sayın vatandaşlarımız! Kimlik kontrolü yapacağız, lütfen herkes kimliklerini hazırlasın!  
Bir vatandaş:- Memur Bey! Benim kimliğim yanımda değil, ne yapayım?
Polis:- Bir yakınınıza telefon edin, sizin kimliğinizi getirsin.  Kimliği yanında olmayan başkası varsa adını yazdırsın ve  şurada beklesin!  

Efe:- Tuğçe! Ağabeyine söyle, benden aldığı borcunu ödesin!        
Tuğçe:- Kendin söyle! Senin ağzın yok mu?
Efe:- Tamam anlaşıldı. Kabahat senden bir şey isteyende. Senden bir daha bir şey istersem iki olsun!

Baba:- Oğlum! Saçların çok uzamış, en yakın zamanda onları kestir! Sana uzun saç yakışmıyor. 
Eren:- Tamam baba! Bugün kestirecektim ama berber kapalıydı. Yarın kestiririm.
Baba:- Berbere söyle, çok kısa kesmesin! Her zamanki gibi kessin
Doktor;- Hasta yakınlarına söyleyin! Gürültü yapmasınlar
Hastabakıcı:- Olur, Doktor Bey! Hemen söylerim.
Babaanne:- Pencereyi açmayın, hava soğuk!                                                                       
Torun:- Tamam Babaanne! Kapıyı kapatayım mı?

Babaanne:- İyi olur! Ayrıca, sehpanın üzerine ilaçlarımı koydum. Kimse onları almasın!
Torun:- Başka bir şey isteğin var mı Babaanneciğim?
Babaanne:- Var yavrum. Şu koltukta biraz kestireceğim. Mümkünse kimse gürültü yapmasın!

                                                                 SİNEMEYA GİDELİM Mİ?

Şükran: Alo Mine! Günaydın! Nasılsın?

Mine : Günaydın Şükran! İyiyim sen nasılsın?

Şükran: İyiyim. Biraz canım sıkılıyor. Annemler kardeşimin yanına gitti.   Gel bugün öğleden sonra sinemaya gidelim! Ne dersin?

Mine: İyi fikir çok iyi olur. Çok uzun zamandır sinemaya gitmemiştim. Hangi sinemaya gideceğiz? Hangi film var?

Şükran: Kızılay alış veriş merkezindeki sinemaya gidebiliriz. Yeni bir yerli film var. Komşularımız gitmişler, çok beğenmişler.

Mine: Kızılay alış veriş merkezi biraz uzak değil mi? Oraya arabayla gidemeyiz. Bildiğim kadarıyla yeteri kadar park yeri yok.

Şükran: Arabayla gitmeyelim! Metroyla gidelim. Biliyorsun metro istasyonuyla Kızılay alış veriş merkezi çok yakın. Hem araba park yeri aramayız hem de akşam trafiğine takılmayız.

Mine: Tamam o zaman senin dediğin gibi olsun, arabayla gidelim!

Şükran: Ben ara sıra Kızılay’a metroyla gidiyorum. Eğer işim çok acilse metroyla gitmeyi tercih ediyorum. Çünkü arabayla gittiğim zaman par yeri bulabilmek için dakikalarca dolaşıyorum. Bazen park yeri bulamadığım zamanlar da oluyor. Yer ararken strese giriyorum.

Mine: Benim arabam olmadığı için bu sorunları yaşamıyorum. Şehir merkezinde bir işim olduğunda ya metroyu kullanıyorum ya da erkek kardeşim sabahleyin işe giderken beni de şehir merkezine bırakıyor. Özellikle sabah ve akşam trafiği çok yoğun oluyor, geçenlerde bir gün şehir merkezinde bir resim sergisi vardı, oraya gitmiştim, sergiden akşamüzeri çıktım. Metroya binmek yerine kardeşimle döneyim dedim, inanır mısın trafik o kadar yoğundu ki eve tam bir saat on beş dakikada dönebildik.

Şükran: Bütün büyük şehirler neredeyse böyle. İnsan ulaşımda çok vakit kaybediyor. Ben uzun yıllar İstanbul’da yaşadım, orası trafik açısından Ankara’dan daha kötü. Eğer Anadolu yakasında oturuyorsanız ve Avrupa yakasında çalışıyorsanız işe gitmek için sabahleyin en az bir buçuk-iki saat harcıyorsunuz. Her gün aynı şey. Yağmur yağdığında veya yolda kaza olduğunda daha da kötü oluyordu. Saatlerce arabada beklerdik.

Mine: Ayça’ya da haber verelim mi? O sinemayı çok seviyor biliyorsun. Belki gelmek ister. Ne dersin?

Şükran: İyi aklına geldi. Hem onu da görürüz hem de o bize filmler hakkında bilgi verir. Ben onu arayayım mı yoksa sen arar mısın?

Mine: İstersen ben arayayım sen de bu arada hazırlanırsın.

Şükran: Saat kaçta gidelim?

Mine: Ben hazır sayılırım. Yirmi dakikaya kadar çıkabilirim. Sadece saçlarıma fön çekeceğim. Sonra, çantamı alıp çıkabilirim.

Şükran: Benim hazırlanmam bir saati bulur. Ben hazırlanırken sen istersen Ayça’yı ara, bizimle gelip gelemeyeceğini öğren!

Mine: Olur. Ayça’yla konuşur konuşmaz seni ararım.

Yarım saat sonra

Mine: Şükran! Ayça’yla görüştüm. Bizimle sinemaya gelebilirmiş. Ama öğleden önce saat 11.00’de doktorda randevusu varmış. İşi biter bitmez saat on ikiye doğru bize katılabileceğini söyledi.

Şükran: Tamam o zaman! Ben yarım saat sonra metro durağına geleyim. Oradan beraberce gideriz. Ayça’da işi bitince bizim yanımıza gelir. O gelinceye kadar, biz de alış veriş merkezindeki mağazaları gezeriz.

Mine: Sinemaya gitmeden önce bir yerde öğle yemeği yiyelim. Hafif bir kahvaltı yaptım. Ben öğle yemeği yemeden duramam.

Şükran: Nasıl istersen! Yarım saat sonra görüşmek üzere!

Mine: Görüşürüz!

Aşağıdaki soruları yukarıdaki konuşmaya göre cevaplayınız!

1. Şükran, annesinin nereye gittiğini söylüyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

2. Şükran, Mine’ye ne teklif ediyor?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

3. Şükran niçin sinemaya gitmek istiyor?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

4. Mine yakın zamanda sinemaya gitmiş mi?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

5. Şükran neredeki sinemaya gidebileceklerini söylüyor?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

6. Şükran, iyi bir film olduğunu kimden duymuş?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

7. Sinemaya neyle gidecekler?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

8. Sinemaya niçin arabayla gitmek istemiyorlar?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

9. Şükran, Kızılay’a niçin metroyla gitmeyi tercih ediyor?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

10. Mine, şehir merkezine arabayla mı gidiyor, niçin?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

11. Şehir merkezinde ne zaman trafik yoğun oluyor?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

12.  Geçenlerde bir gün Mine niçin şehir merkezine gitti?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

13. Mine, resim sergisine gittiği gün eve nasıl döndü?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

14. Mine, resim sergisine gittiği gün eve ne kadar zamanda döndü? Niçin?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

15. Uzun yıllar İstanbul’da yaşayan kim (dir)?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

16. Hangi şehir trafik açısından daha kötü?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

17. Ayça kim(dir)?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

18. Ayça neyi iyi biliyor?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

19. Ayça’ya kim haber verecek?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

20. Ayça, sinemaya gelecek mi?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

21. Ayça, Mine’ye ne söylemiş?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

22. Ayça gelinceye kadar Mine ve Şükran ne yapacaklar?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

23. Mine, Şükran’a sinemaya gitmeden önce ne yapmayı teklif ediyor?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

24. Şükran, Mine’nin teklifini kabul ediyor mu?

Türkçe Genel Tekrar Alıştırmaları

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun şekilde doldurunuz!

Örnek:  Yemek (yemek)……………………önce ellerimi yıkıyorum.                                   Yemek yemeden önce ellerimi yıkıyorum.   

1. Sana bir soru sorabilir miyim?          T

Tabii ki sorabilirsin ama zor (olmamak)………………………………….. !

2.  Biraz daha (çalışmak)………………………………….. daha iyi bir not alacaktım.

3. (Gezmek)………………………………………..ülkeleri bize anlatabilir misiniz?

4.  Yemek (yemek)………………………………yemez uykum geliyor.

5. İşten (çıkmak)………………………………….sonra biraz alış veriş yapıyorum.

6. Yeni (taşınmak)………………………………komşuyla tanıştın mı?

7. Tatilde (kalmak)…………………………………otel beş yıldızlıydı. Çok memnun kaldık.

8. Çay…………………………güzel olmuş ki tam beş bardak içtim.

9. Beş yaşında (olmak)…………………..……………..rağmen piyano konseri veriyor.

10. Picasso’nun en son (yapmak)……tablo Londra’daki bir açık artırmada 10 milyon dolara satılmış.

11. Otobüs durağa (gelmek)……………………………………saat on bir beş geçiyordu.

12. Dün gece binada çok gürültü vardı, hiç (uyuyamamak)…………………………………………………..

13. Üç gün………………………………………hava soğuk, insanın canı dışarı çıkmak istemiyor.

14. -Sen Türkçe öğrenmişsin, ben de öğrenebilir miyim?         
-Tabii (öğrenebilmek)…………….sadece her gün iki saat çalışacaksın.

15. Televizyonda gördüm. Bazı şehirlere kar (yağmak)……………………………………………………….

16. Nazan’ın kız kardeşi gelecek ay (evlenmek)…………………., dün görüştük o zaman söyledi.

17. Ben küçük…………………karanlıktan çok (korkmak)………………………………………

18. Ecem’in sana selamı var, seni aramak istiyormuş, ama senin telefon numaranı (kaybetmek)………

19. Canan’ın iki gün önce dedesi ölmüş, geçen yıl da ninesi (ölmek)……………………………

20. Biz dersten (çıkmak)…………………………………….kadar bizi kafeteryada bekleyebilir misin?

21. Çok kilo almışsın, spora (başlamak)…………………………………iyi olur.

22. Gözümüzün önünde kaza (olmak), ambülans (gelmek)……kadar yaralılara kimse müdahale etmedi.

23. (Duymak)……………………………………..göre taşınıyormuşsunuz, doğru mu?

Aşağıdaki cevaplarda altı çizili kelimeler ile ilgili sorular sorunuz!

1……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Evet, bu Türkçe kitapları okuyabildim.

2. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Işıl ile Hakan İki yıl önce İstanbul’da tanışmışlar.

3. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Zeki,  bizimle tatile bilet bulamadığı için gelemiyor.

4. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Yerinde olsaydım, başka bir iş arardım.

5. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Şu an oturduğu evi internetten bulduğunu söylüyor.

6. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Her hafta sonu sabah erkenden evimizin yakınındaki parkta bir saat yürüyüş yaparım.

7. ……..……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Mağazamız saat 21’e kadar açıktır.

8. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Amcam Türkiye’ye dönmeden önce bir Alman kadınla evlendi.

9. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Çayım çok demli olmasın, lütfen! Demli çay midem dokunuyor.

10.……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Yan komşumuzun oğlu kayak yaparken düşmüş, ayağını kırmış.

11. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

Hayır, o gömleği almak istemiyorum çünkü bana göre çok pahalı.

12. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

İki haftadan beri yağmur yağmıyor.

13. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………?

O, genellikle yürüyüş yaparken müzik dinler.

14. ……………………………………………………………………………………………………………………?

Hayır, bu mevsimde İzmir’e gitme, çok sıcak bunalırsın.

 

                                                                                       Türkiye

        Benim ülkem Türkiye’dir. Türkiye’nin büyük bir bölümü Asya kıtasında, küçük bir bölümü de Avrupa kıtasındadırYüzölçümü 783.562 km2 ( Yedi yüz seksen üç bin beş yüz altmış iki bin) (kilometre kare) dir. Türkiye’nin nüfusu 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla ( 82.003.882 ) seksen iki milyon üç bin sekiz yüz seksen iki kişidir. Başkenti Ankara’dır. Para birimi Türk Lirasıdır. Yönetim biçimi 2018 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı sistemidir. Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.  Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadır. Güneyde Akdeniz, kuzeyde Karadeniz ve Marmara denizi, batıda ise Ege denizi bulunmaktadır. Türkiye coğrafi açıdan yedi bölgeye ayrılmıştır. Bunlar, Karadeniz bölgesi, Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir. Türkiye yedi ülkeyle komşudur. Batıda Yunanistan ve Bulgaristan, doğuda Gürcistan, Ermenistan, Nahcivan, ve İran, güneydoğuda Irak ve güneyde Suriye ile sınırlara sahiptir. Türkiye, coğrafi açıdan engebeli bir yapıya sahiptir. Dağlar, yaylalar, bozkırlar, ovalar ve ormanlar Türkiye’nin coğrafi yapısını oluşturmaktadır. Ağrı dağı 5137 metre yükseklikle, Türkiye’nin en yüksek dağıdır. Kızılırmak, Dicle, Fırat, Aras, Sakarya nehri, Meriç Nehri, Seyhan nehri gibi büyük nehirler Türkiye’nin akarsuları arasındadır. Bunun yanı sıra, Van gölü, Tuz gölü, Eğirdir gölü gibi Türkiye’nin önemli gölleri arasındadır. Batıdan doğuya gidildikçe yükseklik artar. Türkiye’de üç tip iklim görülmektedir. Karasal iklim, Akdeniz iklimi ve Karadeniz iklimi, Karasal iklim, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da, Akdeniz iklimi Akdeniz bölgesi ile Ege bölgesinde Karadeniz iklimi ise Karadeniz bölgesinde görülmektedir. Karasal iklimse kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar sıcak ve kurak, Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kurak kışlar ise ılık ve yağışlı, Karadeniz ikliminde ise yazlar serin ve yağışlı kışlar ise ılık ve yağışlıdır. Türkiye merkezi yönetim açısından 81 il’e, 922 ilçe’ye, 32147 mahalle’ye ve 18285 köy’e ayrılmıştır. İllerde yönetim “Vali”, ilçelerde “Kaymakam”, mahalle ve köylerde “Muhtar” tarafından yerine getirilmektedir. Yerel yönetim açısından Türkiye’de,30 Büyükşehir Belediyesi, 51 İl Belediyesi, 922 İlçe Belediyesi bulunmaktadır. Merkezi yönetim ülkenin genel yönetimini üstlenirken, yerel yönetimler mahalli ihtiyaçların karşılanmasını üstlenmektedirler.   Türkiye ekonomisi, tarım, hayvancılık, turizm, balıkçılık, sanayi, bankacılık ve hizmet sektörleri üzerine kurulmuştur. Tarımın gelişmesi ve su kaynaklarının korunması amacıyla birçok büyük baraj ve gölet yapılmıştır. Türkiye, tarım ve sanayi ürünlerini birçok ülkeye ihracat yoluyla satarken petrol ve petrol ürünlerini ile bazı gıda maddelerini başka ülkelerden ithalat yoluyla almaktadır. Kişi başına düşen milli gelir 10,597 Amerikan dolarıdır.  Türkiye, kültürel açıdan oldukça zengin bir ülkedir. Bölgelere göre, gelenek ve görenekler, halk dansları ve Türk müziği büyük bir zenginlik gösterir. Tük sanat Müziği, Türk Halk Müziği , Türk Pop müziği ve Klasik Türk müziği, Türk müziğini oluşturmaktadır.Bu arada, Türk mutfağının da dünyanın sayılı mutfakları arasında olduğunu unutmamak gerekir. Ulaşım ağı açısından Türkiye, son yıllarda büyük atılımlar yapmıştır.  Özellikle karayolu, demiryolu ve havayolu taşımacılığı ve alt yapıları çok büyük bir gelişme göstermiştir. Türkiye’deki kentlerin büyük çoğunluğunda havaalanı bulunmaktadır. Türkiye’de okur-yazar oranı % 96,74’tür (Yüzde doksan altı virgül yetmiş dört) Erkeklerde okuma yazma bilmeyenler %1,29 iken; kadınlarda %2,8’dir. Türkiye’de nüfus artış hızı 2018 yılı itibarıyla binde 14,7’dir.Türkiye’de kentlerde yaşayanların oranı % 92(yüzde doksan iki), köylerde yaşayanların oranı ise % 8 (yüzde sekiz) dir. Ortalama yaşam süresi, erkeklerde 75,3, kadınlarda 80,8 yıldır. Türkiye’de seçme ve seçilme yaşı 18’dir.Her yönüyle güvenli bir ülke olan Türkiye,  yaşanılabilirlik açısından dünyanın önemli ülkeleri arasındadır.

 




LÜTFEN, AŞAĞIDAKİ CÜMLELERİ
….. E GÖRE  ULACIYLA BİRLEŞTİRİNİZ !

Örnek : Ders bitti . Sınıftan çıkabiliriz.

Ders bittiğine göre sınıftan çıkabiliriz.

 

1- Gülüyorsun . Mutlaka bir şey var.
 ………………………………………………………………

2- O , Türkçe biliyor. Onunla Türkçe anlaşabiliriz .
 ……………………………………………………………….

3- Yağmur dindi . Dışarıya çıkabiliriz.
……………………………………………………………….

4- Siz yurt dışında kaldınız . Bir yabancı dil  biliyorsunuzdur.
 ………………………………………………………………..

5- Çocuk durmadan ağlıyor . Bir derdi olmalı .
 ……………………………………………………………….

6- Otobüs gelmeyecekmiş . Niçin burada daha fazla bekleyelim ?
 …………………………………………………………………….

7- Bu odada siz sigara içmediniz . Kim içti ?
 ……………………………………………………………………

8- Polissiniz . İyi bir eğitim almışsınızdır.

 ……………………………………………………………………

II-

Örnek : Televizyon söyledi . Yarından itibaren hava soğuyacakmış ,

Televizyonun söylediğine göre yarından itibaren hava soğuyacakmış .

 

1- Gazetede okudum.  Japonya’da 7,8 şiddetinde bir deprem olmuş .
 …………………………………………………………………………..

2- Konuşmalarınızdan anladım . Burada daha fazla kalmak istemiyorsunuz .
 …………………………………………………………………………………

3- Bir arkadaşımdan duydum . Bu yaz geçen yazdan daha sıcak olacakmış .
 …………………………………………………………………………………

4- Hatırlıyorum . Eskiden siz bizim mahallede oturuyordunuz .
 …………………………………………………………………………………

5- Biliyorum . Sudan  Afrika kıtasında(dır ) .
 ……………………………………………………………………………………

6- Gazetede  yazıyor . İki kişiyi öldüren adam dün Ankara’da yakalanmış .

 HAZIRLAYANLAR:

Ali TEKCE               Öğretim Görevlisi
Alaattin TORUN      Öğretim Görevlisi
 
   
 


FRANSIZCA İLETİŞİM DİLBİLGİSİ ALIŞTIRMALAR DİL SEVİYELERİ FAYDALI LİNKLER FRANSIZCA ŞARKILAR DİĞER DİLLER

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol